KÖŞE YAZARLARI

Hemşireler olarak “Bizler önce kendimiz, değerimize inanalım!”
KÖŞE YAZARLARI, Röportaj

Hemşireler olarak “Bizler önce kendimiz, değerimize inanalım!”

Hemşireler olarak "Bizler önce kendimiz, değerimize inanalım!" Yıl, 1994… Balıkesir Atatürk Sağlık Meslek Lisesi… Yatılı bölümünde hemşirelik eğitimine başladım. İşte o okuldan mezun pek çok insan şimdi emekleriyle güzel yerlere geldiler. Yeni nesillerin yolunu aydınlatmaya çalışıyorlar. Bu insanlardan biri de Azize Atlı Özbaş. Kendisiyle bir kez daha yolumuz, pandemi sürecinde sosyal medyada kesişti. Ben bu röportaj vesilesiyle o yıllara, değerli öğretmenlerimize ve arkadaşlarımıza selam göndermek isterim. Azize Atlı Özbaş, hem eğitim anlamında hem klinik anlamda hemşireliğin her safhasını deneyimlemiş bir akademisyen. Şu an Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Psikiyatri Hemşireliği Bölümü’nde çalışmaktadır. Aynı zamanda Türk Hemşireler Derneği Genel Sekreterliği görevini yürü...
Bir bisiklet iki tekerden ibaret değildir
KÖŞE YAZARLARI, Röportaj

Bir bisiklet iki tekerden ibaret değildir

Bir bisiklet iki tekerden ibaret değildir Bu dünyada en mutlu insanlar kendini gerçekleştirmeye çalışanlardır. Artık çok klişe geliyor ama doğruluğu klişeliğini geçer. Son zamanlarda kafama takılan meselelerden biri binlerce gencimizi gelecek kaygılarıyla KPSS sınavına mahkum etmemiz. Gençlerimizin bir suçu yok. Onlara vaat ettiğimiz tek yol bu. Buna inanıyor ve inandırıyoruz. Oysa kendini gerçekleştirmelerine yol açsak bu sınavlar da tarihe karışacak. Gençlerimiz kendilerini bulduğunda toplum değişecek. Bir bisiklet sadece iki tekeri olan, mekanik bir araç mıdır? Bu röportajdan sonra bu konuda düşüncelerim değişti. Bir bisiklet sizi doğayla tanıştırıp sevdiriyorsa ve başka başka insanların hayatlarına dokunmanızı da sağlıyorsa iki tekerden ibaret değildir artık. Bir dost, bir yoldaştı...
Ucuz Muhalefet, Yıkık Müteahhit: Sakarya Örneği
Servet Kızılay, KÖŞE YAZARLARI, Röportaj

Ucuz Muhalefet, Yıkık Müteahhit: Sakarya Örneği

Türkiye’de kendini “Muhalefet” olarak konumlandıranlar, konumlarını sorunlu şekilde inşa etme konusunda adeta yarış halindedir. Bu yüzden insanlara bir ümit olmaktan o denli uzaklaşırlar. Şark’ta her eleştiri belirli bir cephe ile şartlandırıldığı için –tıpkı pavlov’un köpeği gibi- muhalefeti eleştirmek de iktidar cephesi taraftarı, savunucusu ilan edilmenin zorunlu, mutlak, sonucu olur. Lakin bunlara aldırmamak gerek.  Muhalefetin ucuzluğunu göstermesi açısından; İnşaat sektörü üzerinde dönen söylemi incelemek, önemli işaretler sunabilir. İnşaat ve müteahhitler konusu, yoğun ve sistematik olarak işlenmekte, iktidarın en görünür hatası ya da yumuşak karnı haline getirilmek istenmektedir. Bunun haklı tarafları kısmen bulunabilir fakat genel olarak yapılan eleştiriler, bir eleştiri değil ...
Kolektif/Toplumsal Bellek konusu ya da bu travmayı nasıl atlatabilirim…
Röportaj, Mahmut Karaman

Kolektif/Toplumsal Bellek konusu ya da bu travmayı nasıl atlatabilirim…

Kolektif/Toplumsal Bellek konusu ya da bu travmayı nasıl atlatabilirim... ya da derin sosyoloji... Çocukluk ve ilk gençlik evresini tamamen sözel kültürün hakim olduğu bir ortamda yaşadım. Belki biraz özel sebeplerden dolayı bu yılları akranlarımla oynayarak değil, bütün vakitlerimi babamın yaş arkadaş grupları içinde yaşadım. Babamın mesleki statüsü gereği bu yaş arkadaş grupları içinde yörenin en yaşlı insanlarından her kesim/statüye sahip insanlar vardı. 10-12 yaşımdan itibaren bu kez benim özel kişiliğim/statüm gereği babam olmasa bile bu yaşlı grupların cami ve kahve köşelerindeki sohbetlerinde, en genç üye olarak her zaman yer almaya çalıştım... Özellikle, ortalama 5-6 ay süren uzun kış mevsiminde gece yarılarına kadar süren bu sohbetlerde aynı olayı çok farklı şekillerden onlar...
Orhan Gencebay Eserlerindeki Aşk Felsefesi Örneği; Leyla ile Mecnun Albümü
MUHAMMED IŞIK, KÖŞE YAZARLARI, MÜZİK, Röportaj

Orhan Gencebay Eserlerindeki Aşk Felsefesi Örneği; Leyla ile Mecnun Albümü

Orhan Gencebay Eserlerindeki Aşk Felsefesi Örneği; Leyla ile Mecnun Albümü Orhan Gencebay bağlama virtüözü olarak ülkemizin en değerli sanatçılarından biridir. Bunun yanında batı ve doğu müziğini çok bilip, harmanlayacak müzik zekâsına da sahiptir. 1960’lı yılların sonuna doğru müzik piyasasında birçok sanatçıya bağlaması ile eşlik etmiştir.  Söz yazarlığı, besteciliği, albüm yönetimi ve prodüktörlüğü ile müzik piyasamızın en başarılı isimlerinin belki de en başında gelen isimdir.  Bu yazımda, 1983 yılında Kervan Plaktan piyasaya sürülmüş olan ‘Leyla ile Mecnun’ LP’sini sadece şarkı sözleri bağlamında inceleyeceğim. Orhan Gencebay şarkı sözlerindeki aşka dair duyguları yakalayıp yorumlamaya çalışacağım.  “Ölmek bir son değil, bizde seven ölümsüzdür Leyla.” Aşk edebiyatının temel met...