Kültür-Sanat

Sinema ve tiyatrolarda uyulması gereken koronavirüs tedbirler neler
Kültür-Sanat

Sinema ve tiyatrolarda uyulması gereken koronavirüs tedbirler neler

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle geçici olarak kültür ve sanat faaliyetleri, normalleşme adımları kapsamında 1 Temmuz’dan itibaren yeniden başladı. Ancak çoğu vatandaşımız uyulması gereken kurallar hakkında çok fazla bilgiye sahip değil. Sinema ve tiyatrolarda uyulması gereken koronavirüs tedbirler neler Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından güncellenen 'Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi'nde, sinema, tiyatro ve diğer kültürel etkinliklerde biletleme işlemlerinin online ortamda yapılacağı, salon kapasitesinin yüzde 60'ı kadar izleyici kabul edileceği, kulis ziyaretlerinin yapılmayacağı, salon klimalarının çalıştırılmayacağı belirtildi. Biletler online ortamda yapılabilecek Rehbere göre, tiyatro ve diğer kültürel etkinliklerin yapıldığı yerlerin girişine Covid-19 ön...
Kolonileşmenin vahşetini anlatan ödüllü bir roman “Tanrının Oku”
Kültür-Sanat, KİTAP

Kolonileşmenin vahşetini anlatan ödüllü bir roman “Tanrının Oku”

Chinua Achebe bu romanda her iki ülkenin tarafını tutmaz. Britanyalılar Afrikalıları anlama konusunda yanlış yönlendirilmiş olarak resmedilirken, olayları dar bir perspektiften ele almaya ve yorumlamaya çalışmışlardır; yerel halk ise Avrupalıların anlamakta güçlük çektiği doğaya ait bir mezalim ve acımasızlığı benimseyen bir topluluk olarak yansıtılmıştır. Chinua Achebe’nin “Tanrının Oku” adlı romanı, Nazan Arıbaş Erbil çevirisiyle İthaki Yayınları tarafından yayımlandı. Tanrının Oku Bülten Tanıtımı Afrika edebiyatının en büyük ismi Chinua Achebe gerçekçi tarzda yazdığı ve çoğunlukla Batı’nın Afrika’yı kolonileştirmesi üzerine kaleme aldığı romanlarıyla her ne kadar yerel bir hikâye anlatsa da yarattığı karakterler ve kurgularıyla evrensel meselelere değinmeyi başaran nadir yazarlardan....
Ordu’da Yaz Gelince Yıldızlar Altında Filmler Seyrederdik
KÖŞE YAZARLARI, Kültür-Sanat, Naim Güney, Röportaj

Ordu’da Yaz Gelince Yıldızlar Altında Filmler Seyrederdik

Yaz mevsimi geldiğinde bizim gibi eski kuşak sinemaseverlerin nostaljisi depreşir Ordu’daki yazlık sinemaları hatırlarız. Televizyonun olmadığı o zamanlar hakikaten kışlık ve yazlık sinemalar, Ordu’nun tek eğlencesi idi. Günümüzün lüks sinemalarında teknik iyi, görüntüler pırıl pırıl, koltuklar gayet rahattır ama gelgelelim film seyri hiçbir zaman aynı tadı vermiyor, bir şeyler eksik gibi kalıyor. Filmler mi daha güzeldi, yoksa yaşlılığın bir cilvesi mi bilemiyorum. Yazlık sinemalar her akşam dolar, taşardı, arada gelen konserler de çok rağbet görürdü. Konserler, konferanslar ve kongreler, düğünler, yazın buralarda yapılırdı. Sinemada şehrin hep tanıdıkları bir arada olurdu. Eski filmler siyah beyazdı ama bizim dünyamız renkliydi. Rahmetli Muammer Çakmak ve Hasan Çebi'nin (Dursunoğlu) ...
Küçük Paşa Ebubekir Hâzım Tepeyran
KİTAP, Kültür-Sanat

Küçük Paşa Ebubekir Hâzım Tepeyran

Öncelikle sanırız şu söylenmeli; Türk edebiyatının önemli köy romanlarından biri Nabizade Nazım’'ın Karabibik ise diğeri de Ebubekir Hâzım Tepeyran'ın Küçük Paşa'dır. Yirminci yüzyılın ilk köy romanlarından biri olan Küçük Paşa Türk edebiyatında yol açıcı romanlardan biri olarak değerlendirilmiştir. İstanbul’un bir paşa konağında doğacak bebek için sütanne aranır. Anadolu’nun bir köyünden getirilen, yeni doğum yapmış Selime, beraberinde kırk günlük oğlu Salih’le konağa alınır. “Küçük Paşa” olarak çağırılan Salih yedi yaşına kadar burada, Büyük Paşa’nın oğlu gibi yaşar, ta ki paşanın ölümüyle kapı önüne konana dek. Hiç tanımadığı köyüne, doğru dürüst hatırlamadığı anne babasına dönen Salih’i eziyet dolu günler beklemektedir… Ebubekir Hâzım Tepeyran Küçük Paşa’da köy-kent uçurumuna, köyler...
Sessiz Yığınların Gölgesinde: Toplumsalın Sonu
KİTAP, Kültür-Sanat

Sessiz Yığınların Gölgesinde: Toplumsalın Sonu

Doğu Batı yayınlarından tercüme edilerek yayımlanan ve Jean Baudrillard tarafından kaleme alınan "Sessiz Yığınların Gölgesinde: Toplumsalın Sonu" başlıklı kitap, Oğuz Adanır çevirisiyle yayınlandı. Kitabın orjinal adı, À l’ombre des majorités silencieuses suivi de l’extase du socialisme Her türlü anlamdan yoksun kalabalıklar, tehlikeli bir cıva gibi ortalığa yayılmış durumda. “Kitle” kavramı hâlâ sosyolojik bir kategori içinde düşünülebilir mi? İktidarların uzun zamandan beri mecburen taşımak zorunda kaldıkları bu ürkütücü ve biçimsiz gölgeler, var olan anlam örüntülerini yerle bir etmiştir. Ortalıkta dolaşan bu devasa kütleler her şeyi emmekte, yutmakta, anlamsızlaştırmakta ve tüm işaret sistemlerini tersine çevirmektedir. Nefes alınamayacak bu kürede görülen ve okunan ne varsa bir sür...