MAKALE-YORUM

Perinçek”in ekibi Türkiye için ileride ciddi bir tehdit olabilir.
MAKALE-YORUM, Bülent Orakoğlu

Perinçek”in ekibi Türkiye için ileride ciddi bir tehdit olabilir.

Türkiye siyaset arenasının her zaman tatışmalı siyasal figürlerden biri olan Doğu Perinçek'in dönem dönem değişen politik tutumunu ele alan Bülent Orakoğlu; Perinçek'in 15 Temmuz'a yönelik olarak " FETÖ kalkışmasını millet değil Atatürkçü askerler bastırdı" iddialarının abartılı olduğu gerçekleri yansıtmadığı değerelendirmesinde bulunuyor. Orakoğlu özellikle Perinçek'in 28 Şubattaki üstlendiği role değinerek; "Perinçek’in resmen küresel güçleri ve Batı’yı korkutan Yenikapı ruhunu etkisiz gösterip kendisi ve ekibini öne çıkarmaya çalışması Türkiye için ileride ciddi bir tehdit olabilir." tespitinde bulunuyor. Perinçek 1970’li yıllardan itibaren orduya sızma faaliyetlerine başlamış, işçi-köylü devrimi peşindeki bir hareket olarak orduyu bölmek amacıyla, özellikle ‘Genç Subaylar’ arasınd...
MAKALE-YORUM, Uncategorized

Malulen emeklilik ile engelli emekliliği arasındaki fark nedir?

Çoğu kez malulen emeklilik ile engelli emekliliği birlikte telaffuz edilir. Her ikisi de aynı gibi değerlendirilir. Aslında aralarında büyük farklar vardır. Bu yazımızda her iki emeklilik arasında ki farkı açıklamaya çalışacağız. Malulen emeklilikte, malul sayılmak için maluliyetin sigortalı olarak işe başladıktan sonra ortaya çıkması gerekmektedir. Engelli emekliliğinde bunun tam tersi, yani engelli işe girmeden önce ya da doğuştan engelli olmalıdır. Örneğin, 01 Kasım1997 tarihinde işe başlamış birisi çalışmaya başladıktan sonra sakat kalırsa bu engelli emeklisi değil malulen emekli olma koşullarına tabidir. Malulen emekli olma ve engelli emekli olma koşulları farklıdır. Malulen emekli olmak için 10 yıldan beri sigortalı olmak, (başka birinin bakımına muhtaçlık durumu var ise) 5 yıl...
Bugünden dört yıl öncesine bakınca / İsmail Hakkı Pekin
MAKALE-YORUM

Bugünden dört yıl öncesine bakınca / İsmail Hakkı Pekin

Bugünden dört yıl öncesine bakınca / İsmail Hakkı Pekin yazısı 15 Temmuz Darbe girişimini ve o sürece nasıl gelindiğini anlatan Independent Türkçe'de yayınlanan yazısıyla İsmail Hakkı Pekin bugün medya alıntı köşemizde.  Pekin, özellikle darbenin engellenmesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin fedakar, kahraman vatandaşlarının rölünü hatırlatıyor.  Her ne kadar bu darbe engellenmiş olsa da bizde bıraktığı yaraları zikretmeden geçmiyor. Ülke istedikleri gibi birkaç parçaya bölünürdü. Ortadoğu’da düşündükleri haritayı daha kolay yürürlüğe koyma imkanları olurdu. Başarılı olamadılar; ama ülkenin insan kaynaklarına kıydılar. Başarılı olamadılar; ama TSK’yı hırpaladılar. Başarılı olamadılar; ama ülke ekonomisini tarumar ettiler. Başarılı olamadılar; ama ülke içinde kutuplaşmaya, düşmanlığa yol ...
İsrail, Türkiye ve İran’ın sınırları nerede?
MAKALE-YORUM

İsrail, Türkiye ve İran’ın sınırları nerede?

Şarku'l Avsat Genel Yayın Yönetmeni Gassan Şerbil, Ortadoğu'da yaşanan gelişmeleri ve Türkiye, İsrail, İran arasında yaşanan gerilme ve çekişmelerin bölgeye nasıl yandığını analiz eden yazısı Iraklı politikacı, egemenliğini ve sınırlarını koruyan, kalkınma ve halkının geleceğine odaklanan normal bir ülke olmanın ötesinde bir şey istemeyen ülkesini zor yılların beklediğini belirtti. Aynı zamanda Irak’ı geri alma sürecinin dikenler ve tuzaklarla dolu olduğuna da dikkat çekti. Zira ne BM Irak’a koruyucu bir şemsiye sağlıyor ne de ABD Irak dosyasına öncelik vermeye hazır. Deneyimli politikacı, büyük güçler ile uluslararası hukukun prestijinin zayıflamasından yararlanan bölgesel güçlerin daha fazla çıkar elde etme ve bölgesel rol oynama emellerini serbest bıraktıklarına dikkat çekti. Bugün ...
Müzeden mâbede… Süleyman Seyfi Öğün
MAKALE-YORUM

Müzeden mâbede… Süleyman Seyfi Öğün

Şimdi düşünüyorum da; gâliba mesele Fâtih Sultan Mehmed değildi. Yâni bu tablonun satın alınması, ressamının -o da artık doğruysa- Bellini gibi bir Rönesans dâhisinin olmasıydı. Değilse, Sayın İmamoğlu ve ekibi Fâtih tablosuna gösterdiği hassasiyet kadar, Sultân’ın vasiyetine ve vakfına saygı gösterir ve bu karârı harâretle desteklerdi.   86 sene sonra Ayasofya, müze olmaktan çıkarılıp asli işlevi olan ibâdete açıldı. Hayırlı olsun. Türkiye’de bu karardan mutlu olan büyük bir kitle var. Onlar âdeta bir sevinç seline kapılmış durumda. Türkiye’deki kutuplaşma düşünüldüğünde diğer cenâhın menfî istikamette harekete geçmesi beklenirdi. Ama öyle olmadı. Elbette karardan memnun değiller. Ama fazlaca tepki veremiyorlar. Hoşnutsuzluklarını dolaylı olarak dile getiriyorlar. En çok ifâde ed...