Servet Kızılay

“Bugün Günlerden Kudüs”

“Bugün Günlerden Kudüs”

Servet Kızılay, EDİTORDEN, KÖŞE YAZARLARI
“Bugün Günlerden Kudüs” Ramazan ayının son Cuma’sı “Kudüs günü” olarak ilan edildi. Genel olarak Türkiye’deki halk bu “ideolojik” durumu bilmez. Günler konusunda sistemin uygun ve meşru gördükleri benimsenir; “anneler günü, babalar günü, sevgililer günü” vb. “Kudüs günü” gerçekten sıradan bir şey olmaktan uzaklaşmayı yani daha fazla “bilinç- refleks-uyanıklık-tepki” vb talep ettiği için ister istemez “ideolojik” kalıyor. Bu durum, aynı zamanda “Sistemin dışına” kaçmayı da tetiklediğinden “ideolojik” karakter koyu biçimde vurgulanmış oluyor. Halklar ideolojinin dışında kabul edilse de (ekstra bilinç -idrak -siyasal pozisyon- bakımından ) aslında sürekli olarak sistemin ideolojisi (anlatıları, kendi geçerli mitleri, metafizik ve tersinden teolojik kabulleri, inançları, imanları) içinden h...
Sistem ve Kozmoloji

Sistem ve Kozmoloji

Servet Kızılay, EDİTORDEN, KÖŞE YAZARLARI
Sistem ve Kozmoloji Genel Bir Bakış: Bugün kozmoloji, sistem sayesinde insanları aptallaştırmanın sürüye dahil etmenin en önemli aparatlarından biridir. Oysa kozmoloji (ve kozmogoni) insanlık tarihi boyunca düşüncenin merkezi alanını her zaman zapt etmiştir. Varlık (ontoloji) hayati olarak kaldığı müddetçe; evren, kainat, feza, alem de vb aynı derecede hayati kalmaya devam eder. Mitolojileri genel hatlara ayıran bilimadamları onun konusunun bir taraftan Cinsellik, üreme, akraba ilişkileri yani insan diğer yanda Güneş, Ay Doğa İlişkileri, Yıldız hareketleri ve insana etkileri yani hem kozmoloji hem de kozmogoni olduğunu rahatlıkla tespit etmişlerdi. Teolojinin başka adının kozmoloji ve kozmogoni olduğunu görmek hiç de zor değil. İki Büyük İstila İsrail Hakkında Büyük Yalanlar ...
İki Büyük İstila

İki Büyük İstila

KÖŞE YAZARLARI, Servet Kızılay
İki Büyük İstila İslâm Coğrafyası iki büyük istila ile karşı karşıya: 1- Müslüman Moğol Devletleri İstilası, 2- Gavur (yabancı) Moğol Devletleri İstilası. Bu istilalar sadece katliamları değil, sakat kalmaları, tecavüzleri, şehirlerin yıkımlarını, başta eserler olmak üzere her türlü talanları da aşarak coğrafyanın Florasına (bitki yapısına) ve Faunasına (hayvan popülasyonuna) kadar ulaştı. Müslüman Moğol Devletler, ürettikleri her türlü “haklı” gerekçelerle hareket edip istedikleri zaman olguları manipüle edebiliyor. Bu durumu sağlayan iki faktör var: 1- kendilerini denetleyecek bir mekanizmanın olmayışı, 2- kendilerine karşı çıkabilecek bir yapının (entelektüel-aydınlar-akademisyenler-medya-STKlar) olmayışı. Birincisi; modern devletin oluşumuyla da alakalı sorunları içerirken ikin...
İsrail Hakkında Büyük Yalanlar

İsrail Hakkında Büyük Yalanlar

Servet Kızılay, KÖŞE YAZARLARI, MAKALE-YORUM
İsrail Hakkında Büyük Yalanlar YAZAN: SERVET KIZILAY Siyonist terör devleti söz konusu olunca her alanda büyük yalanların ortaya çıkması kaçınılmaz oluyor. Bu yalanların en büyük lojistikçisi “Müslüman” devletler. Bunlar bir taraftan halkın dini duygu ve hislerini istedikleri zaman kışkırtırken, diğer yandan  istedikleri zaman bu duyguyu yatıştırıp gizleyebiliyor. Bu durum, adeta İsrail ile masaya oturmadan önceki “eli güçlendirme” işlevi gören bir tiyatroyu andırıyor.  Okumaya devam et: Müslüman Dünyanın Gelişmişlik / İlkellik Ölçütü İsrail’in en güçlü lojistik destekçileri giderek artan oranda “Müslüman” Devletler. Lakin onunla ilişkisi olan hatta ilişkiyi artırmak isteyen tüm “Müslüman” devletler, bir diğerini “suçlu ve günahkar” olarak işaret ediyor, (sahte) hedef...
Müslüman Dünyanın Gelişmişlik / İlkellik Ölçütü

Müslüman Dünyanın Gelişmişlik / İlkellik Ölçütü

EDİTORDEN, KÖŞE YAZARLARI, Servet Kızılay
Müslüman Dünyanın Gelişmişlik / İlkellik Ölçütü ‘Aydınlanma’dan miras kalan “İlerleme” “Gelişmişlik” uzun süre kendini mutlak bir gerçek olarak kabul ettirmişti: Şayet Gelişmişlik varsa karşısında “az gelişmiş-lik” , “ilkel-lik, barbar-lık, vahşi-lik” durmalıydı. “İlerleme” varsa karşısında “gerileme”, “gerici-lik, yobaz-lık, tutucu-luk” vb bulunmalıydı ve nihayet bir “Aydınlanma”dan bahsedilecekse karşısında mutlaka bir “Karanlık” (karanlıkta kalma) olmalıydı.   Zaman gittikçe hem aydınlanma fikri hem de bilhassa bu kavramlar sert bir şekilde eleştirildi ve bilimsel düşünce içinde giderek soğuk bir düşünce olarak yerini aldı. Şimdi kimse kolay kolay Avrupa dışındakilerin yani Aydınlanma yaşamayanların; kesinlikte karanlıkta olduğunu, karanlıkta kaldığını yüksek sesle dile getirmiy...
Ucuz Muhalefet, Yıkık Müteahhit: Sakarya Örneği

Ucuz Muhalefet, Yıkık Müteahhit: Sakarya Örneği

Servet Kızılay, EDİTORDEN, KÖŞE YAZARLARI
Türkiye’de kendini “Muhalefet” olarak konumlandıranlar, konumlarını sorunlu şekilde inşa etme konusunda adeta yarış halindedir. Bu yüzden insanlara bir ümit olmaktan o denli uzaklaşırlar. Şark’ta her eleştiri belirli bir cephe ile şartlandırıldığı için –tıpkı pavlov’un köpeği gibi- muhalefeti eleştirmek de iktidar cephesi taraftarı, savunucusu ilan edilmenin zorunlu, mutlak, sonucu olur. Lakin bunlara aldırmamak gerek.  Muhalefetin ucuzluğunu göstermesi açısından; İnşaat sektörü üzerinde dönen söylemi incelemek, önemli işaretler sunabilir. İnşaat ve müteahhitler konusu, yoğun ve sistematik olarak işlenmekte, iktidarın en görünür hatası ya da yumuşak karnı haline getirilmek istenmektedir. Bunun haklı tarafları kısmen bulunabilir fakat genel olarak yapılan eleştiriler, bir eleştiri değil ...
Eşitlik, Şiddet ve Kadın

Eşitlik, Şiddet ve Kadın

Servet Kızılay, EDİTORDEN
Eşitlik, Şiddet ve Kadın Başlıklardan her biri, büyük bir felsefi meseleyi işaret ediyor. Yine de genel değinilerle bir resim elde edebiliriz. Öncelikle bu konuda devasa literatür olduğunu ve giderek artan çalışmalarla ilerlediğini bilmek gerekiyor. Çalışmalar arttıkça daha güzel-iyi, çelişkilerin daha azaldığı bir dünya da bizleri beklemiyor. Tam tersi, artan şeylerin önemini ve tesirini kaybettiğini hızla gözlemliyoruz. Post-yapısalcılık, Post-modernite; Farklı-lık değil Farklı olan üzerine gittikçe yoğunlaştı. Onu fazlalaştırdı, artırdı, çoğalttı. Böylelikle çelişkili olan şeylerin hem öneminin hem de tesirinin azalmasında güçlü bir rol oynadı. Artık hiçbir çelişki insanları hayrete düşürmüyor yahut sarsmıyor. Tabii ki bunda onlara (postlara) öncülük eden 19 yüzyılda Hegel ile birli...
Afrika’da Kadın ve Şiddet Meselesi 

Afrika’da Kadın ve Şiddet Meselesi 

KÖŞE YAZARLARI, EDİTORDEN, Servet Kızılay
Afrika'da Kadın ve Şiddet Meselesi  C.Delacampagne “20. Yüzyıl Felsefe Tarihi” kitabının daha başında 20. Yüzyılı; insanlığın şiddeti en rasyonel ve ( bilimsel) sistematik şekilde ürettiği vahşet “ötesi” bir çağ olarak niteler.  Gerçekten şiddetin ve katliamların bilimsel üretimi o kadar gelişti ki; artık joistikle bilgisayar oyunu oynar gibi milyonlarca insanın yok edilmesi, havaya uçurulması çocuk oyuncağı. Film izler gibi katliamlar, televizyonlardan izlenir. Tabii ki; Afrika’da da şiddet meselesi bu genel gidişattan ayrı ele alınamaz fakat şiddeti üretenler ve şiddeti sistematik olarak onlara dayatanlar, genel gidişattan ayrıca farklı değerlendirilebilir. Afrika’da bu sıralar “Kadına Şiddet” meselesi revaçta. Orada kadına şiddeti engelleyecek yasa girişimleri artmış durumda. Kendi...
Türkiye bir Latin-Amerika Ülkesi Değildir

Türkiye bir Latin-Amerika Ülkesi Değildir

KÖŞE YAZARLARI, Servet Kızılay
Türkiye arada kalmışlığı ile hep bir karşılaştırma konusu olmuştur. Eksen tartışmaları, bu karşılaştırmanın en belirgin tarafını oluşturur. Oysa post-modern bir çağda benzerlikler önemsiz ve değersizdir. Benzerliklerden daha çok farklılıklara odaklanmamız gerektiği söylenir. Öyle ya! Tarihsel ve kültürel ayrımlar, ayrılıklar, tüm şeylere nitelik kazandırır. Hem benzerlikler tehlikelidir; farklılıkları “yok eder”, “yok sayar”. Onun Totaliter olduğu; şeyleri ezdiğini, üstünü kapattığı iddia edilir. O halde biz de bu modaya uyup Türkiye’nin eşsiz benzersiz, karşılaştırma yapılamayacak kadar ünik olduğunu kabul ederek hareket edelim. Onun Latin-amerikan ülkelerinden, devletlerinden ne denli farklı olduğunu belirtelim.  Darbe’ girişiminin dördüncü yılında; darbelerle anılan bir kıta (latin-a...