Esen Güney

fikrikadim.com yazar ve kurucularından. fikrikadim.com da denemelerini yayınlamaya ve röportajlarına devam ediyor

Bir yanımız öldüren polis, bir yanımız George Floyd
Esen Güney, Röportaj

Bir yanımız öldüren polis, bir yanımız George Floyd

George Floyd öldü… Daha doğrusu öldürüldü. Belki iyi bir adam değildi. Belki bir suçluydu. Yaşasaydı bir sürü kötülük yapacaktı. Belki de tam tersine iyi bir adamdı. Bilemiyorum, tanımıyorum kendisini. Bildiğim tek ve acı verici bir gerçek var. O da yaşama hakkının elinden alınması. Teninin siyah olması ölmesine neden oldu.  Suçlu olan polis… Belki mesleğine yıllarını vermiş bir emektardı. Belki iyi bir aile babasıydı. Amerikan filmlerinde olur ya çocuklarına düşkün, güzel pazar kahvaltıları yapan, mesai içinde -tadını benim de merak ettiğim- tatlı çörek donutlardan yiyen polislerdendi. Belki de gerçekten beş para etmez zalim bir polisti. Bilemiyorum, tanımıyorum kendisini. Ama şu bir gerçek ki dünyanın gözü önünde bir cinayet işledi.  O polisin dizlerinin altında George Floyd'un boynunu...
Bayramı Balkonda Karşılamak
BELGESEL, Esen Güney, KÖŞE YAZARLARI, Röportaj

Bayramı Balkonda Karşılamak

Salgın nedeniyle bayramları evde kutlamak zorunda kalıyoruz. Bunlar yeni deneyimlediğimiz durumlar. Ramazan Bayramı, 19 Mayıs, 23 Nisan… Artık evlerden seremonilere katılmak durumundayız. Geçen 23 Nisan’da saat 21:00'de herkes balkonlarından İstiklal Marşı söyleyecekmiş, bilmiyordum. Balkonda çamaşır asıyorum. Bendeki zamanlamada manidar. Tam çamaşırı askıya mandallayacağım; bir gürültü, bir alkış… Allah, Allah? Neler oluyor? Çamaşır asıyorum, diye bu kadar alkışa gerek yoktu. Sonra birden komşular kırmızı bayraklarını açıyor, benim elimdeyse ıslak çamaşırlar dalgalanıyor. Üstüne bir de İstiklal Marşı başlamasın mı? Ben bir elimde mandal, bir elimde çamaşır kaldım. Diğer komşular gururla, kıvançla marşı okurken, ben hazırlıksız olmanın mahcupluğuyla kalıyorum. Neyseki bunu 19 Mayıs'da tela...
Bugün Bayram / Esen Güney yazdı…
Esen Güney, KÖŞE YAZARLARI, Röportaj

Bugün Bayram / Esen Güney yazdı…

Bu gün bayram… Beni çocukluğuma götürüyor. Bayram aslında bir bakıma çocukluğumuz değil midir?  Çocukluğum Karadeniz'in yemyeşil bir köyünde geçerken bayramların heyecanı bir başkaydı. Yeni giysiler, yeni heyecanlar... Bayram namazımdan sonraki kahvaltı... O günün diğer günlerden ne farkı vardı da o kahvaltıyı hızlıca yapıp, dünyanın en güzel giysilerini giyinip, mahalle meydanına çıkmayı beklerdik. Ondan önce yapılması gerekenler vardı. Anne babamızın elini öpmek. Aslında bu el öpme, bütün gün sürerdi. Elini öpmediğimiz bir büyüğümüz kalmamalıydı. Bu büyüğümüzle karşılaşırsak sıraya girip el öperdik. Ola ki unutursak veya çekinirsek annemiz bizi dürterdi. Bu el öpmelerden sonra hediye olarak şeker, bir üstü çikolata, en üstü ise harçlık olarak verilirdi. Harçlığı zaten en yakınlarımız ...
Geçmişimle Varım
Esen Güney

Geçmişimle Varım

Korona salgınından önce bir ‘geçmişe takılma, geleceğe bak’ durumu vardı. Her zaman geçmişi kutsayan bir insan olarak bu ‘ geçmişe takılma’ telkinlerinden ben de etkileniyordum. Acaba bu kadar geçmişi düşünerek ve bazen o anlarda yaşayarak, yanlış mı yapıyordum? Bazen geçmişten, bir anıdan bahsederken öyle kaptırıyorum ki sanki o anları ve o anlardaki duygu durumunu tekrar yaşıyor gibi oluyorum.  Bazen bazı şeyleri düşünürken pişmanlık duyuyorum bazen de tatlı bir hüzün kaplıyor içimi… Farkettim ki oturmuş, başımı kollarıma yaslamış hep geçmişe bakıyorum. Hiç geleceğe dönmeyi düşünmüyorum. Allahım, ne kadar demode ne kadar nostaljik ve buram buram rüküşüm! Korona salgınından sonra ise bu anlayış değişecek. Şimdilerde kimsenin gelecek planı kalmadı. Eve kapanıp mesafeler konuldukça, herkes...
Bir Gün Tek Başına
Esen Güney, SİNEMA

Bir Gün Tek Başına

Corona salgını, Will Smith’in başrolünü paylaştığı ‘ Ben Efsaneyim’ filmini çağrıştırdı.. Bu filmi yıllar önce izlemiş ve etkisinden uzun süre kurtulamamıştım. Şimdi televizyonlarda Newyork’un boş sokaklarını görünce Robert  Neville’nin (Will Smith) filmdeki boş sokaklarda köpeğiyle birlikte dolaşmaları aklıma geldi. Neler oluyor? Kaçmaya çalıştığım film, gerçek mi oluyor yoksa? Filmde, bir virüs yüzünden milyarlarca insan ölmüş. Bazı insanları mutasyona uğratarak vahşi canavarlara çevirmiştir. Robert bir bilim insanıdır ve Newyork’ta köpeğiyle yapayalnız kalmıştır. Yıllar önce bu filmi izlerken Robert’in bana hissettirdikleri hem umutsuzluk hem bir umuttu. Robert’in kendi gibi  canlı kalmış bir insan arıyor ama bulamıyor. Bir yandan laboratuvarında virüsün çaresini bulabilmek için ...