Yazar: Esen Güney

Esen Güney. Evli. Bir oğlu var ve Giresun doğumlu. İstanbul'da yaşıyor. 2014 yılından beri fikrikadim.com sitesinde yazarlık, yayın editörlüğü yapıyor. Deneme, hikaye ve röportajları yayınladı. Halen yazmaya ve röportajlar yapmaya devam ediyor.
Beş saniyelik iyilik
KÖŞE YAZARLARI, Röportaj

Beş saniyelik iyilik

Yaşadığımız tekno çağda iyilikleri yaşayamayacak gibi hissediyoruz. Bütün iyi değerleri kaybedeceğiz, robotlaşacağız. Bunun tamamen yanlış olduğunu söyleyemeyiz. Artık makinelerle işlerimizi halleder olduk. Pek çok şeyi bilgisayardan ve akıllı telefonlarımızdan yapıyoruz. Giderek internet  dünyasına taşıyoruz hayatlarımızı ve fiziki hayatla bağımız azalıyor. Azalmasın da ne olsun? Eski mahallemiz yok artık. Sokaklarında yürüdüğümüz, bir evin bir dükkânın önünden geçerken insanlara da dokunduğumuz, kanlı canlı hayatlar yok. Şimdi yeni bir dünya var önümüzde. Mutlaka bu yeni dünyada insanca kalabilmenin bir yolu olmalı. Sitelerde oturmayalım, alışveriş merkezlerine gitmeyelim mi ? Hayatın artık bir parçası olmuş bilgisayarları ve akıllı telefonları kullanmayalım mı? İnsan olarak ne yapalım? ...
Bir yanımız öldüren polis, bir yanımız George Floyd
Esen Güney, Röportaj

Bir yanımız öldüren polis, bir yanımız George Floyd

George Floyd öldü… Daha doğrusu öldürüldü. Belki iyi bir adam değildi. Belki bir suçluydu. Yaşasaydı bir sürü kötülük yapacaktı. Belki de tam tersine iyi bir adamdı. Bilemiyorum, tanımıyorum kendisini. Bildiğim tek ve acı verici bir gerçek var. O da yaşama hakkının elinden alınması. Teninin siyah olması ölmesine neden oldu.  Suçlu olan polis… Belki mesleğine yıllarını vermiş bir emektardı. Belki iyi bir aile babasıydı. Amerikan filmlerinde olur ya çocuklarına düşkün, güzel pazar kahvaltıları yapan, mesai içinde -tadını benim de merak ettiğim- tatlı çörek donutlardan yiyen polislerdendi. Belki de gerçekten beş para etmez zalim bir polisti. Bilemiyorum, tanımıyorum kendisini. Ama şu bir gerçek ki dünyanın gözü önünde bir cinayet işledi.  O polisin dizlerinin altında George Floyd'un boynunu...
Bayramı Balkonda Karşılamak
BELGESEL, Esen Güney, KÖŞE YAZARLARI, Röportaj

Bayramı Balkonda Karşılamak

Salgın nedeniyle bayramları evde kutlamak zorunda kalıyoruz. Bunlar yeni deneyimlediğimiz durumlar. Ramazan Bayramı, 19 Mayıs, 23 Nisan… Artık evlerden seremonilere katılmak durumundayız. Geçen 23 Nisan’da saat 21:00'de herkes balkonlarından İstiklal Marşı söyleyecekmiş, bilmiyordum. Balkonda çamaşır asıyorum. Bendeki zamanlamada manidar. Tam çamaşırı askıya mandallayacağım; bir gürültü, bir alkış… Allah, Allah? Neler oluyor? Çamaşır asıyorum, diye bu kadar alkışa gerek yoktu. Sonra birden komşular kırmızı bayraklarını açıyor, benim elimdeyse ıslak çamaşırlar dalgalanıyor. Üstüne bir de İstiklal Marşı başlamasın mı? Ben bir elimde mandal, bir elimde çamaşır kaldım. Diğer komşular gururla, kıvançla marşı okurken, ben hazırlıksız olmanın mahcupluğuyla kalıyorum. Neyseki bunu 19 Mayıs'da tela...
Bugün Bayram / Esen Güney yazdı…
Esen Güney, KÖŞE YAZARLARI, Röportaj

Bugün Bayram / Esen Güney yazdı…

Bu gün bayram… Beni çocukluğuma götürüyor. Bayram aslında bir bakıma çocukluğumuz değil midir?  Çocukluğum Karadeniz'in yemyeşil bir köyünde geçerken bayramların heyecanı bir başkaydı. Yeni giysiler, yeni heyecanlar... Bayram namazımdan sonraki kahvaltı... O günün diğer günlerden ne farkı vardı da o kahvaltıyı hızlıca yapıp, dünyanın en güzel giysilerini giyinip, mahalle meydanına çıkmayı beklerdik. Ondan önce yapılması gerekenler vardı. Anne babamızın elini öpmek. Aslında bu el öpme, bütün gün sürerdi. Elini öpmediğimiz bir büyüğümüz kalmamalıydı. Bu büyüğümüzle karşılaşırsak sıraya girip el öperdik. Ola ki unutursak veya çekinirsek annemiz bizi dürterdi. Bu el öpmelerden sonra hediye olarak şeker, bir üstü çikolata, en üstü ise harçlık olarak verilirdi. Harçlığı zaten en yakınlarımız ...
Hemşireliğe Adanan Bir Ömür: Selva Erhan Şentürk
Röportaj

Hemşireliğe Adanan Bir Ömür: Selva Erhan Şentürk

Fikrikadim'de 2014 yılından itibaren yazılar, röportajlar hazırlamaya çalıştık okuyucularımıza...Güzel konulara değinmeye, iyi işler yapmaya özen gösterdik. Birbirinden değerli yazar, akademisyen, entelektüel yazılarıyla katkıda bulundu. Hemşirelikle ilgili bu röportajın yeri benim için başka oldu. Aslında salgından önce yapmıştık. Ben de senelerdir hemşirelik yapıyorum ve sitemizde sağlık alanında neler yapabiliriz diye araştırmalar yaparken bunun sonucu bizi Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi'nin ilk 14 mezunundan biri olan Sayın Hocamız Yard.Doç.Dr. Selva Erhan Şentürk'e götürdü. Kendisiyle röportajımızı gerçekleştirdikten sonra salgından dolayı üzerinde biraz zaman geçse de yayınlamak için en uygun zamanın 12 Mayıs Hemşireler Günü olduğuna karar verdik... Ben de hemşireyim ve ...