Hayalperest Adam

10 mins read
Hayalperest Adam

Hayalperest Adam

Hayalperest Adam

Bir varmış bir yokmuş. İşi yağ alıp satmak olan bir tüccar bir adam varmış; onun evinin yanında mal ve zenginlikten yana pek nasibi olmayan temiz kalpli bir dervişin evi varmış. Bir işi ve bir mesleği olmadığı için kıt kanaat geçinip gidiyormuş; asil ve temiz kalpli bir adam olduğu herkesin malumuymuş.

Tüccarın çokça serveti ve geliri olduğundan, derviş komşusunun doğruluğuna ve iyiliğine inandığından, daima komşusuna yardım edermiş; yeni bir ticari faaliyette bulunduğu ve bir kar elde ettiği her defasında derviş komşusuna bir kase yağ gönderirmiş; tüccarın o yağ kasesini götüren hizmetçisi dervişe şöyle dermiş: “Filan beyefendi selam söylediler ve daha şimdi bir miktar yağ bize gönderdiklerinden, komşular da birlikte yemezsek bize tatlı gelmeyeceğinden lütfen şu azıcık şeyi kabul buyurunuz. ”

Özgür ve asla herhangi bir kimseden para almayan bir adam olan derviş de bu yağın muhakkak bütün komşulara verildiğini düşündüğü için bu yağı alıyor ve fazla rahatsız olup bir utanma hissetmiyormuş. Fakat kanaatle yaşamaya alışkın olduğundan her üç dört günde bir kendisine gönderilen yağların birazını tüketiyor, kalanını evde bulunan büyük bir testiye dolduruyormuş.

Günün birinde testi yağ ile dolunca özgür derviş kendi kendisine şöyle demiş: “Benim bu yağlara ihtiyacım yok ki, onu çoluk çocuk sahibi ve benden daha müstehak olan bir başkasına vermem daha iyi olur; lakin komşulardan hiç birisinin buna ihtiyacı yok, bu durumda nereye götüreyim ve kime vereyim?” yavaş yavaş şöyle düşünmeye başlamış: “Hayır, yağ ile dolu bir testiyi başka birine bağışlamanın hiçbir faydası yok, onu yerler ve biter gider, ayrıca düzenli geliri olan birisinin bağışta bulunması daha hoş olur; hem sonra acaba benim ne gibi bir eksiğim var, benim niye bir ailem ve çocuklarımın olmaması gerekiyor. Öyleyse bu testiyi satıp parasını parasını sermaye yapayım; sonra her gün daha yeni bir gelir ve kar elde edeyim, o zaman her gün başkalarına yardım edebilirim.”

Kendi kendisine şöyle düşünüyordu: “Peki, bakalım bu testide ne kadar küp var, şimdi beş batman olduğunu farz ediyorum, beş batman yağ ne kadar eder? Farz edelim iki yüz tümen yapıyor, peki eğer bu yağları satarsam, bu parayla beş koyun alabilirim. Şimdi yaz mevsimi, koyunların yiyeceği boldur, marul yaprağı ve karpuz kabuğu, sahra da otla dolu; gündüzleri onları götürür sahrada otlatırım, altı ay sonra her birisi ikişer kuzu yavrularsa on beş tane olurlar, kış için biraz kuru ot da toplarım; altı ay sonra da yine yavrularlar, varsayalım ikinci defada birer tane yavrulasınlar yirmi tane olurlar; bir yıl daha onlara bakarım, bir sonraki yıl onların sayısı artar bir koyun sürüsü olurlar. O zaman ben böyle bir başıma yaşadığım sürece onların süt, yoğurt, peynir, süt kaymağı, yoğurt kaymağı, tereyağı, yün ve gübre paralarıyla da kendime elbiseler, evime de eşyalar alır, bir parça ağa olurum; koyun çok faydalı bir hayvandır diye doğru söylemişler, koyunun her şeyi bir işe yarıyor; hatta koyunların gıgısını bahçeyi gübrelemek için alıyorlar; sonra yaşadığım ev ve eşyalar bir düzene girdiğinde, kendi kârımla zengin olduğumda, insanlar beni sayısız koyunların, bağ ve bahçelerin sahibi olarak tanıdığında, o zaman birini gönderir kendime büyüklerin ailelerinden birinin kızını istetirim, düğünden bir süre sonra da bir çocuğum olur. Çocuğum oğlan da olsa kız da olsa farketmez. Asıl önemli olan konu iyi bir eğitim almasıdır; büyüdüğü zaman hünerli, okur yazar, işini bilen ve mutlu birisi olmasıdır. Tabiki onun eğitimi ve öğretimi hususunda çok çalışırım ama artık o zaman kendim koyunların işleriyle uğraşamayacağıma göre, koyunları otlatmaya götürsün, onların sütünü sağsın, onlara yem versin ve evin işleriyle uğraşsınlar diye bir hizmetçi ile bir uşak alırım. Fakat bu zamanın çocukları çok yaramazlar; çocuğu beş altı yaşlarına gelip oyun çağına ulaştığında koyunlara eziyet edebilir ve bir gün onların sırtına binmek isteyebilir; tabi o çocuk, koyunun bir binek hayvanı olmadığını ona tatlı bir dille anlatmak gerek. Fakat benim çocuğum için içi çok yanmayan hizmetçi bir gün öfkelenebilir ve çocuğumu dövebilir; tabi  çocuğun koyunun sırtına binmemesi gerekir fakat çocuğumun üzülmesini istemem; hizmetçi çocuğumu dövmekle yanlış yapar, eğer böyle bir şey olursa şu elimde bulunan asayla başına öyle bir vuracağım ki…”

Saf derviş böyle hayal alemine dalıp hizmetçiyi cezalandırma düşüncesinde iken elindeki sopayı sertçe yağ testisine vurmuş ve sekinin üstünde duran yağ testisi  kırılmış, yağlar kapıya, duvara, dervişin başına ve yüzüne saçılmış.

O zaman hayalperest adam hayalperestlik ve beyhude düşüncelerin başka bir şey, doğru planlama ve uzak görüşlülüğün başka bir şey olduğunu ve yağ testisini hizmetçinin yerine cezalandırmamak gerektiğini anlamış; ama derviş ceza verdiği şeyin hizmetçi değil de yağ testisi olduğu için de Allah’a şükretmiş; çünkü öyle olsaymış emniyet müdürlüğü, adliye olayın peşine düşerler ve dervişi zindana atarlarmış  ve bu da tam bir baş ağrısı imiş.

 

Uyarlayan: Mehdî ÂZERYEZDÎ

Güzel Çocuklara Güzel Hikayeler (قصّههای خوب برای بچّههای خوب)

Kelile ve Dimne’den Seçmeler

Farsçadan çeviren: Ersin SELÇUK

Ersin Selçuk

Ersin Selçuk, Dicle Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Öğretim Görevlisi, 1969 İstanbul doğumlu, Evli, dört çocuk babası


Fatal error: Uncaught TypeError: fclose(): Argument #1 ($stream) must be of type resource, bool given in /home/fikrikadim/public_html/wp-content/plugins/wp-super-cache/wp-cache-phase2.php:2381 Stack trace: #0 /home/fikrikadim/public_html/wp-content/plugins/wp-super-cache/wp-cache-phase2.php(2381): fclose(false) #1 /home/fikrikadim/public_html/wp-content/plugins/wp-super-cache/wp-cache-phase2.php(2141): wp_cache_get_ob('<!DOCTYPE html>...') #2 [internal function]: wp_cache_ob_callback('<!DOCTYPE html>...', 9) #3 /home/fikrikadim/public_html/wp-includes/functions.php(5420): ob_end_flush() #4 /home/fikrikadim/public_html/wp-includes/class-wp-hook.php(324): wp_ob_end_flush_all('') #5 /home/fikrikadim/public_html/wp-includes/class-wp-hook.php(348): WP_Hook->apply_filters('', Array) #6 /home/fikrikadim/public_html/wp-includes/plugin.php(517): WP_Hook->do_action(Array) #7 /home/fikrikadim/public_html/wp-includes/load.php(1270): do_action('shutdown') #8 [internal function]: shutdown_action_hook() #9 {main} thrown in /home/fikrikadim/public_html/wp-content/plugins/wp-super-cache/wp-cache-phase2.php on line 2381