Son Osmanlı Sadrazamı Ahmet Tevfik Paşa

6 mins read
Son Osmanlı Sadrazamı Ahmet Tevfik Paşa
Ahmet Tevfik Paşa

Son Osmanlı Sadrazamı Ahmet Tevfik Paşa

Ahmet Tevfik, 11 Şubat 1845’te İstanbul’da doğdu. Babası Ferik İsmail Paşa, Giray hanedanından gelen bir Kırım Tatarıydı. Ahmet Tevfik askerlik hizmetine girdi, ancak ikinci subay olduktan sonra devlet bürokrasi eğitimine girerek ayrıldı. 1872’den sonra çeşitli dışişleri bakanlıklarında görev yaptı. Roma, Viyana, St. Petersburg ve Atina’da büyükelçi olarak görev yaptıktan sonra, 1885’ten 1895’e kadar Berlin’de Osmanlı maslahatgüzarı ve Almanya büyükelçisi olarak görev yaptı.

Son Osmanlı Sadrazamı Ahmet Tevfik Paşa
Ahmet Tevfik Paşa

Nitekim 1908’de kendisine nâzırlıkla birlikte Meclis-i A‘yân üyeliği de verildi; ancak 1909 Şubatında Kıbrıslı Kâmil Paşa’nın istifası ve hükümetin dağılması üzerine o da görevinden ayrıldı. Kısa bir süre sonra Londra elçiliğine tayin edildi ise de 31 Mart hadiseleri sebebiyle ortaya çıkan hükümet buhranı üzerine, doğru ve tarafsız, hiçbir partiye mensup olmayan, herkesin güvenini kazanmış bir şahsiyet olarak yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi (14 Nisan 1909). Ancak II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi ve V. Mehmed’in padişah olması üzerine 6 Mayıs’ta sadâretten ayrılarak Londra elçiliğiyle tekrar İngiltere’ye gitti. 1914’te I.

Read:  Norveç Hava Yolları İstanbul Havalimanı'na Uçuşlara Başlıyor

Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar bu görevde kaldı. Savaş sonunda Talat Paşa’nın yerine hükümeti kurmakla görevlendirildi, ancak İttihat ve Terakkî Fırkası’nın devam eden müdahaleleri yüzünden görevi kabul etmedi. Buna karşılık yeni padişah Vahdeddin tarafından, Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra istifa eden İzzet Paşa’nın yerine sadârete tayin edildi (11 Kasım 1918). Tevfik Paşa’nın sadrazam oluşunun ikinci günü İtilâf devletleri donanması İstanbul’a girerek şehri işgal etti. Padişah ise çeşitli sebepler ve müttefiklerin ısrarı karşısında meclisi feshetti.

Tevfik Paşa da kabinede yapmayı tasarladığı değişiklikler dolayısıyla bir müddet sonra görevden ayrıldıysa da ardından yeniden hükümeti kurmakla vazifelendirildi. Ancak, kabineyi istediği gibi kurmasına rağmen hiçbir iş göremeyerek istifaya mecbur oldu ve yerini Damad Ferid Paşa’ya bıraktı (12 Ocak 1919). Bundan sonra iki yıl âyan reisliği ve Paris’te toplanan barış konferansında murahhaslık yaptı. Daha sonra sadâretten çekilen Damad Ferid Paşa’nın yerine 21 Ekim 1920’de Osmanlı Devleti’nin son kabinesini kurdu.

Anadolu’da sürdürülen Millî Mücadele’nin zafere ulaşması üzerine 27 Şubat – 12 Mart 1921 tarihleri arasında Londra’da toplanan konferansa, Ankara hükümetinin yanı sıra İstanbul hükümetini temsilen katıldı. Toplantı salonuna, oldukça yaşlı ve hasta olması sebebiyle koluna girilerek getirilen Tevfik Paşa, kendisine söz hakkı verildiğinde, “Söz asıl millet vekillerine aittir, binaenaleyh Anadolu heyetine söz verilmesini teklif ve rica ederim” diyerek yerini Ankara temsilcilerine bıraktı. Millî Mücadele’nin son ve kesin zaferi ve düşmanın denize dökülmesi üzerine saltanat resmen ilga edilince (1 Kasım 1922), Tevfik Paşa aynı gün istifa ederek idareyi Ankara hükümetinin temsilcisi Refet Paşa’ya teslim etti.

Read:  İsrail'de 30 Kadını köle yapan Haham 9 ay kamu hizmeti cezası aldı

Kısa aralıklarla dört defa sadrazam olan Tevfik Paşa, toplam olarak iki buçuk yıl kadar bu makamda kaldı. 8 Ekim 1936’da öldü. Yirmi bir gün süren ilk sadâretinin Sultan II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesi hadisesine, ikinci sadâretinin düşman donanmasının İstanbul’u işgaline ve son sadâretinin de devletin çöküşü ve saltanatın kaldırılmasına rastlaması, çeşitli çevrelerce kendisinin “bahtsızlığına” veya “uğursuzluğuna” yorulmuştur. Tevfik Paşa namuslu, memuriyet hayatında son derece dürüst, muamelede sabırlı, açık sözlü ve doğru bir kimse idi. Herkes tarafından sayılır ve kendisine güvenilirdi. En kritik anlarda sadârete getirilmiş olması bu meziyetleri dolayısıyladır. Hâtıratı, torunu A. Şefik Okday tarafından, hayatı hakkında geniş bir incelemeyle birlikte Büyükbabam Son Sadrazam Ahmet Tevfik Paşa adıyla yayımlanmıştır (İstanbul 1986).

Link

FİKRİKADİM

The ancient idea tries to provide the most accurate information to its readers in all the content it publishes.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Comment moderation is enabled. Your comment may take some time to appear.