Mahmut Karaman

Kolektif/Toplumsal Bellek konusu ya da bu travmayı nasıl atlatabilirim…

Kolektif/Toplumsal Bellek konusu ya da bu travmayı nasıl atlatabilirim…

EDİTORDEN, Mahmut Karaman
Kolektif/Toplumsal Bellek konusu ya da bu travmayı nasıl atlatabilirim... ya da derin sosyoloji... Çocukluk ve ilk gençlik evresini tamamen sözel kültürün hakim olduğu bir ortamda yaşadım. Belki biraz özel sebeplerden dolayı bu yılları akranlarımla oynayarak değil, bütün vakitlerimi babamın yaş arkadaş grupları içinde yaşadım. Babamın mesleki statüsü gereği bu yaş arkadaş grupları içinde yörenin en yaşlı insanlarından her kesim/statüye sahip insanlar vardı. 10-12 yaşımdan itibaren bu kez benim özel kişiliğim/statüm gereği babam olmasa bile bu yaşlı grupların cami ve kahve köşelerindeki sohbetlerinde, en genç üye olarak her zaman yer almaya çalıştım... Özellikle, ortalama 5-6 ay süren uzun kış mevsiminde gece yarılarına kadar süren bu sohbetlerde aynı olayı çok farklı şekillerden onlar...
Sayın Cumhurbaşkanım, İlk cuma namazını sizin kıldırmanızı istiyoruz

Sayın Cumhurbaşkanım, İlk cuma namazını sizin kıldırmanızı istiyoruz

Mahmut Karaman, HABER, KÖŞE YAZARLARI
Sayın Cumhurbaşkanım, Tarihin ve kaderin üzerinize tevdi ettiği yükümlülüğün ilk adımını atıp mazlum milletin yüreğini ferahlattınız, şeref ve şahsiyetini savundunuz, incitilmiş izzetini iade ettiniz. Özgürlük ve egemenliğini tahkim ettiniz. İkinci adım cuma namazıdır. Bu ilk cuma namazını da milletin önderi olarak sizin kıldırmanızı istiyoruz.  Bunu, sizin hakkınız olduğu için istemiyoruz sadece. Bizim hakkımız olduğu için istiyoruz. Sizler hakkınızdan feragat edebilirsiniz ama biz hakkımızdan feragat etmiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Bunu, Malazgirt'ten bu yana bu topraklarda can veren bütün şehitlerimiz adına istiyoruz.  Bunu, dini inancından dolayı bu topraklarda zulüm görmüş bütün Müslümanlar için istiyoruz.  Bunu, yıllardır bu topraklar ile bağı ke...
Her aşkın bir zamanı var / Mahmut Karaman

Her aşkın bir zamanı var / Mahmut Karaman

KÖŞE YAZARLARI, Mahmut Karaman
Benim neslim 80 öncesi yıllarda başta İstanbul olmak üzere, Bursa, Sivas ve Konya'da yapılan Fetih mitinglerine 500, 1000 km yol katederek giderdi. O günkü araçlar ile bugünkü sürenin asgari iki katı, hatta biraz daha fazla süren yolculuklardı bunlar, bulunulan yere göre 10, 15 hatta 25 saat sürerdi bu yolculuklar... Üstelik yarı aç, yarı tok ve uykusuz geçerdi geceler ve günler... Mesafeye göre yola çıkan otobüsler sabaha karşı indiği kentlerin ana caddelerinde yapacağı uzun bir yürüyüşten sonra toplandığı meydanda kızgın güneşin altında asgari beş altı saat rahmetli Erbakan'ı beklerdi. Arada bir, bir kaç polis jopu yemek, ya da nezaretlere girmek de vardı Ana gruptan ayrılıp yan sokakta bir çay ya da çorba içmeye kalkışanları da ya ülkücüler döverdi, ya da solcular... Ev sahibi s...
Bu mantığı tanıyorum ben / Mahmut Karaman

Bu mantığı tanıyorum ben / Mahmut Karaman

KÖŞE YAZARLARI, EDİTORDEN, Mahmut Karaman
Mantık, önemli... Oturduğu evin kirasını 1.5 yıldır vermiyor Ev sahibi "1.5 yıldır kiramı vermiyor" diye kiracısını mahkemeye vermiş Kiracı; '1.5 yıldır kiramı alamıyorum' suçlaması ile kendisini mahkemeye veren ev sahibine yönelik olarak "ödeme gücü olmadığına dair hakkımda algı yarattığı" suçlaması ile karşı hakaret davası açmış... Bu mantığı tanıyorum ben; değişik şekillerde karşımıza çıkar. ... Sanırım 1984 yılı idi. Üniversite kapılarında linç ettikleri baş örtülü kızlarla ilgili suçlamalarını dinlediğimiz geri zekalı yamyamların zihin yapılarını karakterize eden bir öykü yazmıştı Cemal. Koltuğu bağlayıp, gözlerini oyup kulaklarını kestiği müşterisinin inlemelerini "anlayışsızlıkla/kabalıkla, kendi işini zorlaştırmak/kendisine yardımcı olmamakla" yorumlayan bir hasta berberi anlat...
Optimized with PageSpeed Ninja