Antimikrobiyal direnç ‘gölgelerde gizlenen soyut bir tehdit değildir’

9 mins read
Antimikrobiyal direnç 'gölgelerde gizlenen soyut bir tehdit değildir'
  • Bilim insanları, sağlık uzmanları ve halk sağlığı kuruluşları arasında antimikrobiyal direncin önde gelen bir küresel sağlık tehdidi olduğu konusunda geniş bir fikir birliği bulunmaktadır.
  • Enfeksiyonları önlemek ve kontrol etmek için bölgeye özgü politika ve programları yönlendirmek için dünya genelinde antimikrobiyal direncin etkisine ilişkin sağlam verilere ihtiyaç bulunmaktadır.
  • Yeni bir çalışma, antimikrobiyal dirençli bakterilerin dünya genelindeki etkisinin ilk kapsamlı tahminini sağlıyor. Bilim İnsanları, 2019’da 1,27 milyon ölümün doğrudan buna atfedilebileceği sonucuna varıyor.
  • Bu sonuçlar, yeni antibiyotikler ve aşılar geliştirmek ve antimikrobiyal direncin sürveyansını iyileştirmek gibi toplu küresel eyleme duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır.

Antimikrobiyal direnç 'gölgelerde gizlenen soyut bir tehdit değildir'

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre antimikrobiyal direnç, küresel halk sağlığına yönelik en büyük tehditlerden biridir.

Çünkü antimikrobiyal ilaçlara dirençli bakteri türlerinin ortaya çıkması bazı enfeksiyonların tedavisini zorlaştırmaktadır. Ayrıca ameliyat, kemoterapi ve diğer tedavilerin güvenliğini de tehdit etmektedir.

Antimikrobiyal direnç (AMR) sağlık hizmetlerinde sürekli büyüyen bir endişe yaratmaktadır. AMR; bakteri, virüs ve parazit gibi mikroorganizmaların onları durdurmaya yönelik çalışan bir antimikrobiyale (örneğin antibiyotik) karşı duyarsız hale gelme yeteneğidir. Bu durum, hali hazırda gerçekleşmektedir ve giderek daha fazla sayıda hasta, insan vücudu üzerinde ciddi yan etkileri olabilecek çok güçlü çözümlere ihtiyaç duymaktadır. AMR ayrıca tedavilerin etkisiz kalmasına neden olarak enfeksiyonların yayılmasını hızlandırabilir. Birleşmiş Milletler, AMR’nin küresel bir sağlık krizi olduğunu ve şimdi hareket etmememiz halinde, AMR kaynaklı yıllık ölüm oranlarının kanser kaynaklı ölümleri geçebileceğini açıkladı.

Bir çalışma, antimikrobiyal direncin 2050 yılına kadar yılda 10 milyon ölümle sonuçlanabileceğini tahmin ediyor.

The Lancet’te ortaya çıkan yeni bir çalışma, 204 ülke ve bölgeden gelen tahminlere dayanarak, antimikrobiyal dirençli bakterilerin 2019’da 1,27 milyon ölümden doğrudan sorumlu olabileceğini gösteriyor.

Küresel Bir Sağlık Sorunu Olarak Antibiyotik Direnci

Antibiyotikler, mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde ve profilaksisinde kullanılan, klinik açıdan çok büyük önem taşıyan ilaçlardır. Antibiyotiklerin keşfi, insan sağlığı açısından önemli bir dönüm noktası olmuş ve bu ilaçların klinikte kullanılmasını takiben enfeksiyon hastalıklarına bağlı mortalite ve morbidite oranları dramatik olarak azalmıştır. Bununla birlikte antibiyotiklerin keşfiyle neredeyse eş zamanlı olarak, mikroorganizmaların bu ilaçlara karşı direnç kazanabileceği ve gerekli önlemlerin alınmaması durumunda mevcut antibiyotiklerin enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde etkisini kaybedeceği, dolayısıyla insanlığın antibiyotik öncesi dönemle yeniden karşılaşabileceği öngörülmüştür.

Antibiyotik direncinin klinik yansımasının korkulan boyutlara ulaşmasını engellemek için yapılacak girişimlerden birisi yeni antibiyotik ilaçların keşfi olarak değerlendirilmiş ve penisilinin keşfini takiben, bu alanda kısa süre içinde büyük gelişme sağlanmıştır. Ancak o dönemde de,  direnç gelişiminin önüne geçilmediği sürece, insanlığın patojen mikroorganizmalarla savaşı eninde sonunda kaybetmeye mahkûm olduğu kehaneti, endişe yaratmaya devam etmiştir. Nitekim yeni antibiyotik keşifleri son dekadlarda büyük ölçüde yavaşlarken, çoklu antibiyotik direnci gösteren mikroorganizmalara rastlanma sıklığı önemli ölçüde artmış ve antibiyotiklerin etkisini kaybettiği bir gelecek giderek daha yakında belirmeye başlamıştır.

Antibiyotik direncini önlemeye yönelik küresel girişimlerin öneminin fark edilmesi yeni bir durum değildir. Dünya Sağlık Örgütü Genel Kurulu 1998 yılında üye ülkelerin antibiyotik direncine karşı harekete geçmesi kararını almış; 2001 yılında antibiyotik direncinin sınırlandırılmasına yönelik DSÖ Global Strateji ’si yayınlanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü Genel Kurulu’nun 2005 yılı kararı, antibiyotik direncini sınırlama konusunda kaydedilen ilerlemenin yavaşlığına dikkat çekerek sağlayıcı ve tüketicileri akılcı antibiyotik kullanımına çağırmıştır. Halk sağlına yönelik tehdidin önemine dikkat çekmek adına DSÖ, 2011 Dünya Sağlık Gününün temasını antibiyotik direnci olarak belirlemiş ve direnç gelişimini durdurmak için tüm dünyayı bu konuyu düşünmeye, konuyla ilgili harekete geçmeye ve sorumluluk almaya çağırmıştır.

Antibiyotik direnci tüm dünyayı ve sadece bu günü değil geleceği de ilgilendiren, çok önemli bir sağlık sorunudur. Günümüz teknolojik ve ekonomik koşullarının yardımıyla uluslararası seyahat sıklığının artmasının bir sonucu olarak, dünyanın herhangi bir bölgesinde ortaya çıkan antibiyotik direnci sorunu çok kısa süre içinde tüm dünyayı kapsayan bir boyuta ulaşmaktadır. Bu nedenle, ulusal düzenlemeler ve çalışmalar, dünya genelinde antibiyotik direncinin kontrol altına alınmasında kilit rol oynamakta, ancak başarıya ulaşmak için tüm ulusal programların aynı başarı seviyesine ulaşmaları gerekmektedir. Zira dünyanın herhangi bir bölgesindeki sorun, tüm dünyanın sorunudur.

Dünya Sağlık Örgütü’nün antibiyotiklere direnç gelişimiyle mücadele için belirlediği program, konuyla ilgili ulusal programların hazırlanmasını, programa uyulmasını ve sivil toplum katılımının teşvik edilmesini; denetim ve laboratuvar kapasitelerinin artırılmasını; temel ve etkisi kanıtlanmış ilaçlara kesintisiz erişimin sağlanmasını; uygun hasta bakımıyla birlikte antibiyotiklerin (veterinerlik, tarım ve hayvancılık, tekstil sektörü vb. kullanımları da dahil) akılcı kullanımlarının düzenlenmesini; enfeksiyon hastalıklarının gelişmesinin ve kontrol edilmesinin daha etkili hale getirilmesini ve yeni ilaçların geliştirilmesine yönelik AR-GE çalışmalarını kapsayan ulusal ve uluslararası pek çok kurum, organizasyon ve sivil toplumun koordinasyon ve işbirliğini gerektiren bir hareket planını içermektedir.

FİKRİKADİM

The ancient idea tries to provide the most accurate information to its readers in all the content it publishes.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Comment moderation is enabled. Your comment may take some time to appear.