Annenin Öğüdü

4 mins read
Annenin Öğüdü

Annenin Öğüdü

Annenin Öğüdü

Bir çiftçi karısı ve tek oğluyla bir köyde yaşıyordu. Allah onları dünya malına ihtiyaç duymaktan beri kılmıştı. Çiftçi adam daima oğluna arkadaş seçiminde çok dikkatli olması ve uygun kişileri arkadaşlığa seçmesi konusunda nasihat ediyordu.

Yıllar geçti ve sonunda baba öldü. Bütün malı mülkü oğluna kaldı.

Oğul yavaş yavaş baba öğütlerini unuttu ve savurganlığa ve arkadaşlarını seçerken dikkatsiz davranmaya başladı. Her hafta ziyafet veriyor ve iyi vakit geçiriyordu. Günler geçiyor ve oğul giderlerini karşılamak için her defasında babasının arazilerinin bir parçasını satıyordu.

Onun yaptıklarına şahit olan annesi, oğluna yanlışını göstermek için çaba sarfediyordu. Bir gün oğul annesinin içini rahatlatmak ve ona arkadaşları hakkında yanıldığını ve kendisinin iyi arkadaşlara sahip olduğunu ona göstermek için arkadaşlarını deneyeceği konusunda ona söz verdi. 

Ertesi gün oğul arkadaşları ile yemek yerken, “Birkaç haftadır korkunç bir fare evimize yuva yapmış ve huzurumuzu kaçırmıştır, dün akşam da havanın kolunu dilمeriyle kemirmiş” dedi.  

Onlar içten içe onun saflığına güldüler ve fare nasıl olur da madeni bir cismi kemirebilir diye onunla alay ettiler, fakat onun sözlerini doğrulayarak “Kesinlikle havan kolu yağlıymış ve farenin iştahını kabartmış” dediler.

Oğul annesinin yanına gidip “İlginç bir olay anlattım fakat onlar bana saygı gösterdiler ve itiraz etmediler” dedi. Annesi “İyi arkadaş senin yalanını doğru kabul eden değil gerçekleri söyleyen kimsedir” dedi. Fakat oğul kabul etmedi.

Anne öldü ve oğul tüm servetini kaybedinceye kadar yaptıklarına devam etti.

Bir gün çok acıktı, bir sofranın kenarında yemek yiyen arkadaşlarının yanına gitti. İkramda bulunmaları ve kendisinin de o sofradan bir lokma alabileceği umuduyla yanlarına oturdu, fakat onlar onunla ilgilenmediler. Oğulcağız “Bir yuvarlak ekmek ve bir parça peyniri dün akşam bir kenara bırakmıştım fakat bir fare onların hepsini yedi” diye anlatmaya başladı. Arkadaşları onunla alay ettiler ve “Bir fare nasıl olur da bir bütün ekmeği yiyebilir” dediler. Oğul onlara “Bir fare nasıl olur da havan kolunu yiyebiliyor da bir bütün ekmeği yiyemiyor” dedi.

Aklına annesinin öğütleri geldi ve ne kadar yanlış yaptığını anladı, fakat ne yazık ki artık geç olmuş ve bir çıkar yol kalmamıştı.

Ersin Selçuk

Ersin Selçuk, Dicle Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Öğretim Görevlisi, 1969 İstanbul doğumlu, Evli, dört çocuk babası

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Comment moderation is enabled. Your comment may take some time to appear.