İyi bir insan çok değerli biri…

ATM’den parasını çekip yan sokaktan aşağı inen merdivenlerin bitimindeki camide namazını kılıp sonra genç sevgilisiyle buluşacaktı. Geceden içtiği bir kaç şişe biranın halen midesine sıkışmış olan gazını çıkarmakta zorluk çekiyordu. Korkusu namaz sırasında abdestini tutamayacak olmasıydı. Kişisel olarak abdestini bozmak önemli değildi. Ses çıkarsa camiden biri anlar diye çekinceleri vardı. Kazasız bir şekilde namazını kıldı. Samimi bir dindar olarak namazlarını aksatmamaya çalışıyordu. Hatta sabah namazına ne olursa olsun ezan eşliğinde uyanıyordu. Tanrı onu, namazlarını aksatmasın diye uyandırıyordu; bunu biliyordu…

Akşam, “İnsan gelişiminde dinin etkisi ve doğa ile uyum” başlıklı seminerde doğaya ve insana karşı samimi olunması gerektiğini anlatan etkili konuşması gerçekten dinlenilmeye değerdi. O gece kendisine yeni bir kaç genç kadının teveccühünü de sağlamıştı. Her biri tek tek telefonlarını verdi, karşılıklı sözleşildi.. Kadınlar akıllı, ağzı laf yapan entelektüel erkekleri severdi. Özellikle seminer seminer gezen derin arayış içerisinde olan kadınların varlığı onu mutlu ederdi. Özellikle kadın da erkek gibi arayış içinde olmalıydı…

Sosyal medyada oluşturduğu kalabalık kitlenin özellikle yazarak paylaştığı samimi, içten yazılarına olan rağbeti onu daha ciddi ve organize yazmaya yöneltirken yeni almayı planladığı avrupa konutlarındaki evinin kesinlikle çok fazla mobilya ve pahalı eşyalar içermeyeceğine dair fikir ve görüşlerini aktarıyordu. Dindar insan evinde çok fazla eşya barındırmamalıydı. Zaten bu ay kazancının bir kısmını bahçeyle çevrelenmiş konutların hemen yan tarafında bulunan gece kondu mahallesideki bir kaç dindar aileye ayırmıştı. “İnsanların dertleriyle dertlenmeyi asla bırakmamalı insan” der dururdu. Bunun için çok uğraşı içindeydi.

Hayatı hep bir iyilik farkındalık içinde geçmişti. Özellikle Türkiye’de özgürlüklerin gelişmesi için verdiği çaba dikkate değerdi. Demokrasi ve adil paylaşım onun öncelediği konular arasındaydı. Herkes bir şekilde refah içerisinde yaşamalıydı bu sağlanmalıydı.

Gece özel üniversiteye giden oğluna içinde bulunduğu nimetleri, imkanları iyi anlaması gerektiğini bunun için ne kadar çok çalıştığını anlatıyordu. İyi ve ahlaklı bir insan olmanın elindeki nimetlerin değerini bilmek ve onları korumak için çok çalışmak olduğunu öğütlüyordu. Eğer bunları korumak için çalışmazsa elinden gideceğini ısrarla anlatıyordu. “İyi müslüman elindeki nimetlerin değerini bilir ve korur…”

Sağdaki otoparka indi. Arabasına binerken beni gördü. Gülümsedi… İyi bir insan çok değerli biri…

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: