Elçin Yıldız Şimşek

Cennet Yemeği

Cennet Yemeği

Elçin Yıldız Şimşek, EDİTORDEN, KÖŞE YAZARLARI
Cennet Yemeği Bir varmış bir yokmuş. Bütün tilkiler gibi hileci ve kurnaz olan bir tilki varmış. Bu tilkinin arslan ve kaplan gibi avlanmak için gücü ve kuvveti olmadığı için mecburen daima dalkavukluk, hile, kandırma ile daha küçük kuşları ve hayvanları  aldatıyor, güzel sözlerle onlara yaklaşıyor ve daha sonra birdenbire onları yakalayıp yiyormuş. Bir gün tilki çölün ortasında bir yoldan gitmekteymiş ve kendi kendisine şöyle düşünüyormuş: “Bu gün hiç bir şey yemedim ve çok açım, dikkat etmeli ve eğer bir tavşan, keklik, kuş, horoz gibi bir şeyle karşılaşırsam öyle bir şekilde davranmalıyım ki benden korkup kaçmasın.” Tilki yavaş yavaş yürüyor ve hayvanlardan dişlerime göre bir tanesini görürsem nasıl bir tutum takınayım ve onlara yaklaşabilmek için ne diyeyim diye  plan yapıyormuş. F...

İlk defa yurt dışına çıkacaklara öneriler

Elçin Yıldız Şimşek
Gezip anlatırken bu kadar seyahati nasıl yapıyorsun, bu işin bir de ön çalışması, mutfağı olmalı diye soran okuyucularımıza, hatta özellikle de üniversite öğrencilerine yönelik bir deneyimler, öneriler bölümü hazırlamayı düşünüyordum bir süredir. Kimi benim, kimi de bizzat tecrübelerini dinlediğim arkadaşlarımın aşağıdaki önerileri özellikle ilk defa yurt dışına çıkacak üniversite öğrencileri olmak üzere aslında herkese hitap eder mahiyette. Siz de aklınıza gelenleri eklememizi isterseniz lütfen yorum bölümünden bizimle iletişime geçin. Şimdiden çantalarınız dolu, yolunuz açık olsun. Pasaport: Pasaport türünüz ne olursa olsun, bu konuda öncelikli muhatabınızın Emniyet Genel Müdürlüğü olduğunu lütfen unutmayın. Her zaman en doğru ve güncel bilgiyi aşağıdaki web sitesi aracılığıyla alabilir...

Antik Çağ´ın Ankara´sı -2-

Elçin Yıldız Şimşek, KÖŞE YAZARLARI
Zamanı bol olanlar için kaleye çıkarken sol taraftaki antikacıların kapıları aralanmak üzere sizi bekliyordur ya da en az biriki saat daha ayırabilecekseniz, Çengelhan´da mola verip Bilim Müzesi´ni de gezebilirsiniz. Ancak midenize hüküm geçiremiyorsanız Ankara´nın eski konaklarından herhangi birisinde kalenin içerisinde çeşitli Ankara lezzetlerinin tadına bakabilirsiniz. Beypazarı ile özdeşleşen yaprak sarması mı seçersiniz yoksa ballı cevizli gözleme mi orası size kalmış ama bu tarihi konaklardan güzelce dinlenmeden ayrılmayın sakın, malum yolumuz daha uzun… Daracık kale sokaklarını aşarken ve kalenin restore edilmiş burçlarına çıkarken sağlı sollu duvarlarda yer yer evlerde dahi kullanılmış ve mimarlık açısından devşirme tekniği ile adlandırılan ve çoğunluğu da antik tiyatrodan taşınmış...

Antik Çağ´ın Ankara´sı

Elçin Yıldız Şimşek, KÖŞE YAZARLARI
"Yıllar bizi buldukları gibi bırakmıyorlar." der Owen Meredith. Peki acaba yıllar gezdiğimiz, gördüğümüz ya da yaşadığımız kentleri buldukları gibi bırakıyorlar mı? Bir kenti ikinci defa gezdiğinizde ya da bir işiniz düştüğünde ve yeniden uğradığınızda günümüz dünyasının getirdiği değişimi, gelme sıklığımız ne kadar çok olursa olsun yine de fark etmez miyiz? Elbette konu Ankara ise bunu acısıyla tatlısıyla daha da kolay fark eder insan, çünkü çoğunlukla Cumhuriyet tarihiyle yaşıt kabul edilse de başkentimiz; biz onu hep son on, yirmi, hatta belki otuz yılıyla değerlendirir, ona göre puan veririz şehircilik anlayışına. Günümüz siyasi, ekonomik ve sosyolojik kimliğinin dışında Ankara koca bir imparatorluğa iskan olmuş İstanbul´dan sonra biraz da yeni yetmeliğiyle anılır belki çoğu zaman haks...

Kapadokya´nın bilinmeyen yüzü; Niğde

Elçin Yıldız Şimşek, KÖŞE YAZARLARI
Bir süredir ara verdiğimiz gezi yazılarımıza bu sefer de Orta Anadolu´dan devam edelim istiyorum. Öyle ki belki bilinen diğerlerine nazaran başlara alarak biraz olsun iltimas geçeceğimiz bir şehirle; güzel atlar diyarı Kapadokya´nın pek de bilinmeyen bir kenti Niğde ile üstelik… Benim için gezmek ya da seyahat etmek fiilinin ruhumun derinliklerine ilk tohum atışını, kalbimde ilk filizlenişini sağlayan şehirdir Niğde. Orta Anadolu´da biraz kıyıda, biraz köşede kalmış gibidir esasen; ancak tanısanız öyle seversiniz ki bu şehri, insanının samimiyetini değme dünya şehirlerinde bulamazsınız. İyimserliği ve kötümserliği bir arada yaşatır bu şehir ama ayrıldığınızda kötüler unutulur hep iyileri hatırlarsınız çünkü bakirdir, çoraktır, mahzundur Niğde... Kendinden, insanından başka verebileceği hiç...

Çek Cumhuriyeti – Prag

Elçin Yıldız Şimşek
Orta Avrupa´da Viyana ile başlayan yazılarıma çok sevdiğim Budapeşte ve Bratislava ile devam ettikten sonra Prag üzerine birşeyler kaleme almadan olmazdı diye düşünerek; II. Dünya Savaşı yıllarında pek zarar almamış ve ayakta kalan mimarisiyle sıklıkla kulağını çınlattığımız Çek Cumhuriyeti´nin ve hatta Orta Bohemya´nın incisi nam-ı diğer “Doksanların Sol Bankası” Prag´a bir yolcu selamı verelim. İlk gördüğümde öyle kasvetli öyle ezici bir yanı vardı ki bu kentin, mimari tarzının getirdiği yoğunluk ve uslup örneklerinde yer yer kendini bulan Gotik, Roman, Barok, Rönesans, Modern ve Yeni Sanat Akımı´ndan gelen eşsiz dokusuyla hem beni keşfet hem de biran önce kaç burdan diyordu sanki; belki de ruhi bütünlük bulamadığım için içimde Prag´a dair, bir yandan hayran olsa da ziyaretçileri bir yan...

Slovakya – Bratislava

Elçin Yıldız Şimşek
Slovakya´nın en büyük şehri ve başkenti olan Bratislava biraz da Çekoslovakya´nın bölünürken bıraktığı mirastır bu ülkeye. Zira Çek Cumhuriyeti büyük ağabey Prag´ı alırken, daha geri kalmış ve üvey evlat muamelesi görmüş Bratislava´yı gördüğünüzde, bu öksüz yanını daha iyi kavrarsınız. Yine de Orta Avrupa´nın kendine has kültürü, misafirperver insanları, ki gelirinin büyük kısmını turizmden sağladığı gerçeği de yadsınamaz, küçük ve bakımsız sokaklarına rağmen en yakınındaki şansölye Viyana´dan oldukça olumlu şekilde etkilenmiş olmasına rağmen, yine de özellikle mimarisiyle Prag´a yetişmesi mümkün değildir; ve mütevazi tavırlarıyla da belki de kendisine mentör olarak seçtiği Viyana´ya gelenlerin uğrayıp uğramamakta tereddüt ettiği bir Slav kentidir. İlk defa Viyana´da yaşamaya başlamadan ön...

BUDA gönlüm sende PEŞTE

Elçin Yıldız Şimşek
Kardeş ülke Macaristan´ın başkenti Budapeşte, esasen Tuna nehrinin iki yakasındaki Budin ve Peşte şehirlerinin 1873 yılındaki birleşmesiyle oluşmuş. Bu iki başat şehri çift kutuplu kültürüyle öylesine yoğurmuş ki bünyesinde, zıtlıkların her rengini ahenk içerisinde barındırıyor. İlk gördüğünüzde tam bir Avrupa Hanımefendisi dediğiniz şehir, bir başka yerinde sizi şaşırtarak esaslı bir Osmanlı Şehzadesi oluveriyor. Kimilerine göre dünyanın en romantik şehri, bana göre bu durum “der-i saadet” yani İstanbul varken biraz abartılmış belki ama yine de Citadella´da manzaraya karşı kenti ve içerisinde kıvrım kıvrım akan Tuna´yı seyretmeye günün hiçbir saatinde doyum olmuyor. Avrupa´da içerisinden nehir geçen şehirleri karşılaştırınca sahip olduğu köprüler ile Budapeşte ilk sırada yer alıyor, bunu ...

Avusturya – Viyana

Elçin Yıldız Şimşek
Doğum günü mumunu söndürürken dilenen dilek gibi, çocukluğumdan hatırlıyorum sanki. 1872 yılında Jules Verne tarafından kaleme alınan “Le tour du monde en quatre-vingts jours” yani nam-ı diğer Seksen Günde Devr-i Alem´i okuduktan sonra mıydı, yoksa Pazar Gecesi Sinema Klubü´nde Indiana Jones´un maceralarından birine tanık olduktan sonra mıydı emin değilim ancak geleceğe yönelik tek çocukluk dileğimin “dünyayı dolaşmak” olduğunu; eğitim, kariyer gibi pek çok dünya telaşının içinde kendime bahaneler bulurken zaman zaman anımsayıp zaman zaman da fırsatlar çıkmasına rağmen önceliklerimin o dönem için farklı olması ya da türlü bahaneler nedeniyle askıya almak durumlarını defalarca yaşamış biri olarak gezme, seyahat etme eylemini geçmiş dönemlere, göçebe Türk atalarımıza borçlu olup olmadığımızı...