Yazar: Naim Güney

Çocukluğumuzun Berberleri
Naim Güney, KÖŞE YAZARLARI, Röportaj

Çocukluğumuzun Berberleri

  Bundan elli altmış sene önce bizde, hemen her çocuk gibi tıraş olmayı pek sevmezdik. Berberlerin dükkânına girince limonlu kolonya kokusu alır, sanki tuhaf bir duyguyla çocukluk heyecanı yaşardık. Çünkü eski yıllarda, çarşı-pazarları, cami avlularını ve zaman zaman mahalle aralarını dört dönen berberler ayrıca bir doktor edasıyla diş çekerler, sünnetçilik ve hacamatçılık yaparlardı. Berberlerin o meşhur makaslarının sesi, şık şık şık diye kanarya gibi şakırdar, hiç susmazdı. Berber koltuktaki müşteri ile o arada futbol maçlarından, spor totodan ya da günlük siyasetten konuşurdu. O yıllarda elbette televizyon yoktu, terekteki lambalı radyo açılır, yurttan sesler ve ajans dinlenirdi. O yıllarda da çocuklar yine tıraş olmayı pek sevmez, nazlanır, ağlar veya kaçmak isterdi. Tıraş o...
Ordu’da Yaz Gelince Yıldızlar Altında Filmler Seyrederdik
KÖŞE YAZARLARI, Kültür-Sanat, Naim Güney, Röportaj

Ordu’da Yaz Gelince Yıldızlar Altında Filmler Seyrederdik

Yaz mevsimi geldiğinde bizim gibi eski kuşak sinemaseverlerin nostaljisi depreşir Ordu’daki yazlık sinemaları hatırlarız. Televizyonun olmadığı o zamanlar hakikaten kışlık ve yazlık sinemalar, Ordu’nun tek eğlencesi idi. Günümüzün lüks sinemalarında teknik iyi, görüntüler pırıl pırıl, koltuklar gayet rahattır ama gelgelelim film seyri hiçbir zaman aynı tadı vermiyor, bir şeyler eksik gibi kalıyor. Filmler mi daha güzeldi, yoksa yaşlılığın bir cilvesi mi bilemiyorum. Yazlık sinemalar her akşam dolar, taşardı, arada gelen konserler de çok rağbet görürdü. Konserler, konferanslar ve kongreler, düğünler, yazın buralarda yapılırdı. Sinemada şehrin hep tanıdıkları bir arada olurdu. Eski filmler siyah beyazdı ama bizim dünyamız renkliydi. Rahmetli Muammer Çakmak ve Hasan Çebi'nin (Dursunoğlu) ...
Eski Denizcilik ve Kabotaj Bayramları
KÖŞE YAZARLARI, Naim Güney, Röportaj

Eski Denizcilik ve Kabotaj Bayramları

1919/ 20'li Milli Mücadele yıllarında Karadeniz'de düşman işgali vardı. Ordu açıklarında kendi karasularımızda yüzen bizim reislere ait kayıklara ateş açarak tacizde bulunup, durdurup soyan, batıran İngiliz ve Yunan muhriplerini artık unuttuk. Ordu'dan yolcu ve yük taşıyan vapurlara ait tüm deniz acenteleri yabancıların tekelindeydi. Kurtuluş savaşı sonunda sömürgeci ecnebi tekelinden kurtardığımız denizlerimizin milli kurtuluş ve sevinç gününü olan Kabotaj ve Denizcilik Bayramının mana ve önemini unutmamak yeni nesile de öğretmek en asli görevimiz olmalıdır. İlk kez 1926 yılında kutlanmaya başlanan Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, eskiden çok katılımlı ve neşeli geçerdi… Peki geçmiş yıllarda Ordu’da Denizcilik Bayramı nasıl kutlanıyordu? Bu soruya cevap verebilmek için 1945 yılında kutlan...
Döşeğimiz, yorganlarımız, yastıklarımız, hep yündendi
KÖŞE YAZARLARI, Naim Güney

Döşeğimiz, yorganlarımız, yastıklarımız, hep yündendi

Yaylalarda koyunların kırkılmaya başladığını okudum bugün gazetelerde... Bir zamanlar yün insan hayatının vazgeçilmez eşyalarındandı. Herkes gibi eski yıllarda, Ordu’luların da evlerindeki döşekler, yataklar, yorganlar ve yastıklar hep yünden idi. Yaz aylarında bunlar sökülür, yapışıp, kirlenen yünler, evlerin sille taşı döşeli avlularında havalandırılıp yıkanır, kurutulurdu. Mahalle aralarında ellerinde yayları “Hallaç, Hallaç geldi” diye seslenerek Hallaçlar, dolaşırlardı.. Hallaçlarda evlerde erkek olmamasına rağmen onlara güvenilir, hanenin avlusuna kabul edilirlerdi. Hallaçlara bahçe avlusundaki yıkanmış yünler kabarttırılırdı. Hanımlar, onları hoş tutar, ücretlerini ve yiyeceklerini fazlaca verirler, soğukluk ikram ederlerdi. Yatak, döşek, yastık yapmak veya düğün öncesi her...
Süleyman Demirel, Halil Tekkaya ve Hoşgörü Dolu Yıllar
KÖŞE YAZARLARI, Naim Güney

Süleyman Demirel, Halil Tekkaya ve Hoşgörü Dolu Yıllar

Altı kez kalktığı başbakanlık koltuğuna yedi kez oturan” ve 16 Mayıs 1993’te Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı seçilen Türk siyasetinin fötr şapkalı “baba”sı Süleyman Demirel’in vefatının üzerinden beş yıl geçti. Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı, 40 yılı aşkın siyasi hayatında kendi deyimiyle “altı kez gittiği başbakanlığa yedi kez gelen” Süleyman Demirel, 17 Haziran 2015’te yaşamını yitirmişti. Bu vesileyle Rahmetli Süleyman Demirel’in miting yapmak için Ordu’ya geldiğinde müzmin bağımsız adayı rahmetli Halil Tekkaya ile yaşanan ilginç bir hikayeyi sizlere tekrar paylaşmak istiyorum… 28 Eylül 1973 tarihinde Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel Genel seçimde oy istemek için Ordu’ya mitinge gelmişti. Bütün ulusal basın ve medya onu takip ediyordu. Süleyman Demirel...