Ben ve Öteki (I)

7 mins read
Ben ve Öteki (I)

Ben ve Öteki (I)

Evrensel bakış bilinçleri acıtırdı. Mahalleye ait sayılmak ne kadar emin bir güvenlik hissi verirdi oysa. Hiç kimse aşina oldukları dışında biri ile konuşmak, haline vakıf olmak istidadı taşımazdı. Mahalle bir emniyet coşkusuyla sarardı insanları.

Mahallemden dışarı çıktığımda nedensiz, savunmasız kaldığımı sandım. Çıplaktım ve örtünecek bütün değerler mahallede kalmıştı. Acele çıkılan yolculukta valizini unutmak gibiydi. Bulduğumla yetinmek ve yeni mekânların ruhundan bir şeylere tutunmak zorundaydım.

Ben ve Öteki (I)Benim gibi değillerdi. Nasıl inanır, düşünür, yaşarlar bilmiyordum. Neye ilgi duyar, nasıl beslenir, nelerle eğlenir bilebilecek durumda değildim. Yuvasından ormanın derinliklerine dalmış bir sincap gibi antenlerim alarmda, her sese, davranışa harekete yoğunlaşıp konuşmadan tanımak için can atıyordum ortamı. Ortam, milletler cemiyeti gibi her adımda giysileri, görünüşleri, konuşmaları, tavırları değişen bir kaosun resmigeçidini andırıyordu.

Ben toprağın evladıydım. Sıcak, kıpırtısız ve adımlarıma dayanıklı, beklerken bulurdum önümde. Bedenimi sağlam bir zemine bastığım güveniyle sarardı. Şu an kıyısında bulunduğum deniz kıpır kıpır, limana bağlı sandallar bir yere gitmese de hareket halindeydi. Zincirlerini koparmak isteyen küheylanlar gibi iki de bir şaha kalkıyordu. Beton rıhtımın altı dalgaların yumuşak darbeleri ile içe doğru oyulmuş, her an göçecek, deniz tarafından yutulacak gibi bir korku yayıyordu.

Kafasında bandana, sırtında kol ve bacaklarını açıkta bırakan, şort ve tişörtle her an denize dalacakmış gibi hazırdı enginlere açılmaya. Öteki. Her yerinde ürkütücü dövmelerle yazı tahtasına çevirmişti bedenini. İçimde biriken kelimeler sonsuzdu. Her biri zihnime hücum ettikçe hangi birini seçeceğimi şaşırırdım. Hâlbuki karşımdaki genç, amacını belirlemiş, hedefine kilitlenmiş bir kararlılık içindeydi.

Ben biriktirdiğim kelimeleri göz temasıyla görmüş okumuş ve dağarcığımda yumuşak bir minder sermiştim, her birine. O her bir kelimenin vücuduna işlenirken saatlerce süren acısını yaşamıştı. Unutması mümkün değildi. Dalgınlık ya da gaflete düşse koluna ya da bacağına bakması yeterliydi. Aralarında sarsılmaz bir bağ vardı. Derisine işlemiş bir yaranın silinmez izlerini taşıyordu.

Mahallede benim uzandığım koltukta elimde kitap binlerle akmıştı zihnime. O su damlasını andıran kelimeler. Hizaya sokmak, sırasını takip edecek bir düzen vermek mümkün değildi. İçimde bir yerlerde üst üste yığılıyor, depreniyor, dışarı çıkmak için kapıları zorluyordu. Sıkıca kapattığım dudaklarım, beynimden dilime bir emir gelmeden salmıyordu onları dışarı. Her birine önemli görevler veren cümlelerin yanaşık düzeninde yerlerini almak için öylece atıl bekliyordu kelimeler.

Oysa karşımdaki insan, doğal bir hayat alanındaydı. Kelimeleri apaçık bir şekilde ortadaydı. Kimseden saklanacak, korkacak, açık ettiklerinden utanacak her baskıdan uzaktı. Zihni yapacağı işe yoğunlaşmış, kendisinden başka dikkat edeceği bir tehdit yoktu ona göre. Kelimeleri yapay zeminlere, pankartlara, meydanlarda görülmesini sağlayacak geniş boyalı afişlere muhtaç olmadan da ortadaydı. Üstelik görünür bir özgüvene sahipti sakin halleri. Saklanmak, ne derler korkusu yaşamak, eleştiri, ikaz, baskı, ceza ihtimali taşımaktan habersiz bir dünyaya aitti.

Mahalle her bir kelimemi yaldızlamak, sabunlamak, cilalamak, yontmak, eğip bükmek sanatı ile yetiştirmişti beni. Öylece doğal halleri ile salıverilmesine şaşırmıştım.  Böyle de yaşanırmış, ifade edilirmiş, hayatın doğal akışı mümkünmüş diye hayretle. Belki içimdeki sürüye karşılık, onun birkaç kelimesi vardı. Ne var ki her biri şahsiyet kazanmış, emek verilmiş, açılan yaralarla birlikte güzelleşen o halleri ile kişiliğini tamamlayan kelimelerdi.

Başkasına doğru ilk adımın şaşkınlığı üzerimdeydi. Kelimelerin yara olduğunu o zaman idrak ettim. İlk hayret ve şaşkınlığı üstümden attıktan sonra yeni bir adıma cesaretlenir, ötekine yürüyüşüm sürebilirdi belki.

 

Mustafa Everdi

Yazar, düşünür ve Noter'dir. Siyasetle ilgilenir, yayın dünyasıyla içli dışlı biri olarak bilinir...

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Comment moderation is enabled. Your comment may take some time to appear.