/

Bir Gün Basılmamasını Dileyen Rehber: Green Book

14 mins read
Bir Gün Basılmamasını Dileyen Rehber: Green Book

Bir Gün Basılmamasını Dileyen Rehber: Green Book

Bir Gün Basılmamasını Dileyen Rehber: Green BookThe Green Book, 2018 yapımı Oscar kazanmış bir yol filmi. Yolda geçen filmleri seviyorum. Bana yerimden kalkıp başka bir yere yolculuk yapıyorum, hissi veriyor. Her yol filminde, yol arkadaşlarının birbirini tanıma süreci vardır. Bizim toplumumuzda da bir insanı ya yolda ya alışverişte tanırsın, diye söylenir. Çok doğru! Ayrıca yol filmlerinde yola çıkan insanların, yolculuğun sonunda aynı insanlar olmadığını görmek, değişimine tanık olmak beni mutlu eder. 

Film her ne kadar kalıplaşmış bir yol filmi görünse de gerçek bir hayat hikayesi ve acı deneyimleri ile kendine özgü bir hal alıyor.

Siyahi bir müzisyen ile beyaz bir şoförün yol hikayesi bu. Bizi 1960’ların Amerikası’na götürüyor. Ve o zamanlarda öğreniyoruz ki siyahi insanlara olan ırkçılık en yüksek derecelerde. 

Gerçek hikaye burada başlıyor…

Bir müzik dehası siyahi Dr.Shirley Amerika’nın güneyinde bir dizi konser vermek için turneye çıkacaktır. Bunun için kendisinin hem şoförlüğünü yapacak hem de güvenliğini sağlayacak birini arar. Bu kişi de Tony Lip’dir. Tony Lip, İtalyan kökenli bir beyazdır. Açıkçası siyahilerden pek de hoşlanmayan biridir. Dr.Shirley‘in şoförlük teklifini o ara işsiz olduğu için hemen kabul eder. Bakmak zorunda olduğu bir ailesi vardır.

Tony Lip karakteri bana sıcak geldi. Yeri geldiğinde çıkarlarını koruyan, yeri geldiğinde açık sözlü olup gemileri yakabilen biri. Bunu siyahilerden hoşlanmadığı halde işi kabul etmesinden ve siyahi birine -o dönemlerin şartlarını düşünürsek- şoför olarak hizmet etmekten gocunmayışından anlıyoruz. Fazla bilgili ve nazik olmasa da zeki ve esprili. İşini profesyonelce yapıyor. Dr Shirley’le ilk görüşmesinde, Dr Shirley ona çamaşırlarını yıkaması ve bazı hizmetlerini yapması gerektiğini söylediğinde, hemen tepkisini koyup sadece şoförlük yapabileceğini söyleyip postayı koyuyor . Bu davranışı ona işi kaybettirmeyip aksine kazandırıyor.

Dr.Shirley’e gelince Tony Lip’in tersine tam bir nezaket abidesi. Diksiyonu, davranışları ve hareketleriyle tam bir beyefendi. Küçük yaşlardan beri klasik müzikle ilgilenmiş ve dünyaca ünlü bir virtüöz olmuş. Ama onu durduran önemli bir  şey var. Teninin renkli olması… Dr. Shirley kendini bu durumdan dolayı izole etmiş. Newyork’da yapayalnız dairesinde kalıyor ve iş dışında pek kimseyle görüşmüyor. Fildişi kule olarak tabir edeceğimiz dairesinde ince, uzun ve yaldızlı bir tahtının bulunması “Ben bir siyahi olarak bu tahtta oturuyorum” mesajı veriyordu. Sayısız ve değerli antikalar arasında vahşi hayvanların pahalı dişleri de oldukça ilgi çekiciydi. Yine Afrika’daki vahşi hayata bir vurgu yapılmıştı. 

Gelin görün ki Dr. Shirley sadece kendi evinde ve konserlerinde diğer beyaz insanlarla aynı şartlarda oluyor. Her ne kadar müzik dehası olsa da piyanosunun başından kalktığında ayrımcılığa maruz kalıyor. Gerçek hayatta yaşanmış bu olaylar inanılır gibi değil. Kariyeri iyi durumda olan bir müzik dehası bile bunu yaşıyorsa artık düşünün orta ve alt sınıftaki siyahi insanların yaşadıklarını… 

Dr. Shirley ve Tony Lip yolculuğa çıktıklarında ellerinde bir rehber var. Filme adını da veren bu ‘Yeşil Rehber’ o yıllarda siyahilerin hangi yollar üzerinde, hangi otellerde, hangi lokanta ve barlarda durabileceklerini gösteriyor. Bir siyahiseniz o yıllarda her yerde güvende olmuyordunuz. Gerçi hala tam olarak güvende değiller ama en azından eskisi gibi değil. Yani bu Yeşil Rehber en güvenilir olan güzergah ve yerleri gösteriyor ve yolculuk sırasında bir sorun yaşamamalarını sağlıyordu. İşte Tony Lip’in yolculuk sırasında bu rehbere göre hareket etmesi gerekiyor. Aslında onun en önemli görevi Dr Shirley’i güvenli bir yolculuk yaptırmak. Bunu başarıyor da.

Yeşil Rehber İngilizce adıyla Green Book Amerika’da 1930’lardan 1967’e kadar kadar basılmış. Hatta bir önsözünde bir gün bu rehberin basılmadığı günlerin geleceği temenni edilmiş. Bir rehber düşünün ki kendi sonunu isteyen. Green Book’u yayımlayanların amacı daha fazla basılmak değil, bir gün bu rehberin basılmasına ihtiyaç duyulmamasıymış. Ama basıldığı dönemde işlevsel ve hayat kurtarıcı olmuş. 

Dr. Shirley’in bu turne boyunca maruz kaldığı ayrımcılıklar çok dikkat çekiciydi. Bir konser öncesi onunla ilgilenen ev sahibi, onu yere göğe sığdıramıyor. Muhteşem bir salon ve yemekler var. Dr. Shirley tuvalete gitmek istediğinde beyazların gittiği ‘muhteşem’ tuvalete gidemiyor. Çünkü siyahilerin beyazlarla aynı tuvalete gitmeleri yasak. O yere göğe sığdıramayan ev sahibi dışarıdaki eski barakayı gösteriyor. Dr. Shirley bunu reddediyor ve tuvalete gitmek için kaldığı otele gidip gelmesi gerekiyor. 

Yine başka muhteşem bir salonda ona tahsis ettikleri giyinme odası izbe bir yer. Sırf siyahi diye. Salonda diğer insanlarla yemek yemek istediğinde izin verilmiyor. Halbuki birazdan aynı insanlara konser verecek ve onlar da delicesine Dr. Shirley’i alkışlayacaklar. Her ne söylerlerse söylesinler tabuları yıkamıyorlar. Dr. Shirley de orada konser vermekten vazgeçiyor. Green Book’a bakıp bir bara gidiyorlar. Oradaki siyahi müşterilere bedava konser verip harika bir gece yaşatıyorlar. 

Başka dikkat çekici durumlar da var. Tony Lip şoför koltuğunda ve arkasında siyahi bir patronu olunca başkaları tuhaf tuhaf bakıyor. Tony Lip de böyle bakanlara el hareketi yapmaktan geri durmuyor. 

Tarlaların olduğu bir yerde motor bozulduğunda Tony Lip tamir etmek için duruyor. Tarladaki siyahi işçiler bir Tony Lip’e bir Dr. Shirley’e baka kalıyorlar. Tony Lip, Dr. Shirley’in kapısını açtığında iyice şaşırıyorlar. Filmin sessiz ama çok şey anlatan bir anıydı. 

Tony Lip’in sevdiğim özelliklerinden biri değişime ve gelişime açık olmasıydı.  Hayata pragmatist bakan ama açık olmaktan da geri kalmayan biri. Dr. Shirley’e şoförlük yapmayı asla bir kompleks haline getirmiyor. Daha önce ırkçı hareketleri olsa da Dr. Shirley yolculuğu sırasında bu durumla yüzleşip vicdanının sesini dinliyor. Gerçekten siyahilere bakış açısı değişiyor. Onunla vakit geçirip, yaşadığı ayrımcılığı görünce siyahileri anlamaya ve tavır değiştirmeye başlıyor. Aslında hepimizin en çok yapmamız gereken farklılıklarımızı anlamaya çalışmaktan başka bir şey değil. 

Filmin en hoşuma giden sahnelerinden biri Tony Lip’in karısına mektup yazarken yüzeysel pek de edebi olmayan bir mektup yazması üzerine Dr. Shirley ona bu konuda yardımcı olmasıydı. Duygusal ve özlem dolu cümleler yazdırıyor. Karısı Dolores bu mektupları okurken duygulanıyor. Diğer arkadaşları bu mektupları hayranlıkla dinliyorlar ve kocalarına böyle cümleler kurmadıkları için çıkışıyorlar. Bir süre sonra Tony Lip kendi başına bir mektup yazıyor ve Dr. Shirley okumasını istiyor. Yazdıklarını bu sefer beğeniyor. Artık Tony Lip de duygusal mektuplar yazabiliyor. 

Dr. Shirley’in de Tony Lib’den bir çok şey öğreniyor. Elleriyle yemek yemenin zevkini, halkın dinlediği şarkıları, anı yaşamayı, doyasıya gülüp eğlenmeyi, sorunlar karşısında pratik çözümler bulmayı… 

Bu yol hikayesinin sonunda ne Tony Lip ne Dr. Shirley aynı kişiler değil artık. İkisi de birbirlerinden çok şey öğreniyorlar. Tony Lip siyahilere aynı gözle bakmıyor. Entelektüel yönden de kendini geliştiriyor. Dr. Shirley de fildişi kulesinden çıkıp hayata karışıyor. Tony Lip’in hayatın içinde olması onun kendi hayatını sorgulamasını sağlıyor. Eskiden yalnızlığına sığınırken artık bundan vazgeçmesi gerektiğini anlıyor. Yolculuklarının sona erdiği Noel gününde, daha önceki yıllardaki gibi fildişi kulesinde yalnız kalacakken fikir değiştirip Tony Lip’in kalabalık ve neşeli ailesinin eğlencesine katılıyor ve birlikte Noel’i kutluyorlar. 

Yazının sonunda bu film bana ne düşündürdü biliyor musunuz? Aslında yazılı veya yazısız  bir sürü Green Book’lar var hayatımızda. Cinsiyetimize, paramıza, kariyerimize, inancımıza ve bir çok şeye göre bu rehberler bize yol gösteriyor. Göstermek zorunda kalıyor aslında. Galiba insanlık yaşadıkça var olacak bu rehberler. 

Bir Gün Basılmamasını Dileyen Rehber: Green Book 1Biri sona erse de öbürü basılacak zihinlerimizde. Ben yine de yazılı ve yazısız bütün Green Book‘ların  dünyadan yok olmasını diliyorum.

Esen Güney

Esen Güney Married She has a son and was born in Giresun. She lives in Istanbul. Since 2014, she has been working as a writer and publication editor at fikrikadim.com. She has published essays, stories and interviews. He still continues to write and conduct interviews.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Comment moderation is enabled. Your comment may take some time to appear.