Kölelik karşıtı Afro-amerikan lider Frederick Douglass’ın hayatı

Frederick Douglass, tanınmış bir aktivist, yazar ve hatip olan özgürlüğüne kavuşmuş bir köleydi. Ku Klux Klan’a karşı mücadele etti. Amerikan İç Savaşı sırasında Kuzey Ordusu saflarında silah altına alınan zencilere katıldı. İç Savaş öncesinde ve sırasında kölelik uygulamasını sona erdirmeye çalışan kölelik karşıtı hareketin lideri oldu. 

Savaş ve 1862 Kurtuluş Bildirisi’nin ardından 1895’te ölümüne kadar eşitlik ve insan hakları için çalışmalar yapmaya devam etti.

Frederick Douglass Kimdir

Annesi Kızılderili soyundan ve babası Afrika ve Avrupa kökenliydi. Annesinin adı Frederick Bailey ve ilk ismini annesinden aldı. Douglass adını ise özgürlüğüne kavuşunca aldı. Doğumda tam adı “Frederick Augustus Washington Bailey” idi.

Bir bebekken annesinden ayrılan Douglass, büyükannesi Betty Bailey ile bir süre yaşadı. Ancak, altı yaşındayken Maryland’deki Wye House plantasyonunda yaşamak ve orada çalışmak için gönderildi.  Orada Douglass Lucretia’ya “verildi”  ancak kocası Thomas, onu Baltimore’da kardeşi Hugh ile çalışmaya gönderdi. Orada Hugh’nun karısı Sophia’ya ona alfabeyi öğretti. Douglass bu nedenle ona hayatı boyunca minnet duydu. Burada diğer köle arkadaşlarını eğitme çabaları,  adam yetiştirme olarak gören Thomas Auld onu geri aldı ve kölelere karşı acımasız muamelesi ile tanınan bir çiftçi olan Edward Covey’e gönderdi. 16 yaşına gelene kadar orada düzenli olarak kırbıçlandı..

[su_posts posts_per_page=”1″ tax_term=”576″ order=”desc”]

Kölelikten Kurtuluşu

Birkaç kaçış denemesinden sonra Douglass, 1838’de Covey’in çiftliğinden ayrıldı ve önce Havre de Grace, Maryland’e giden bir trene bindi. Oradan New York’a kölelik karşıtı David Ruggles’in evine sığındı.

New York’a yerleştikten sonra, Aulds’a kölelik yaparken tanıştığı ve Baltimore’da özgürlüğüne kavuşmuş olan -bir siyah kadın- Anna Murray’i görmeye gitti. İkisi Eylül 1838’de evlendiler ve beş çocuğu oldu

Köle’den Köleliğin Liderine

Evlendikten sonra genç çift New Bedford, Massachusetts’e taşındılar ve burada “özgür insanlar” olarak doğan, evli çift Nathan ve Mary Johnson ile tanıştılar. Sir Walter Scott şiiri “Gölündeki Leydi” karakterinden ilhamla Douglass soyadını alması için çifte ilham veren Johnsonlardı.

New Bedford’da, Douglass kölelik karşıtı hareketin toplantılarına katılmaya başladı. Bu toplantılar sırasında kölecilik karşıtı yazıları ile bilinen, gazeteci William Lloyd Garrison’un yazıları ile tanıştı. Her ikisi de bir kölelik karşıtı toplantıda konuşmaları istendiğinde bir araya geldi ve Douglass burada kölelik ve kaçış hikayesini anlattı. Bu olaydan sonra Douglass’ı konuşmacı olmaya teşvik eden Garnizon oldu ve köleliliğin kaldırılması hareketinin liderliğinin başlangıcı oldu.

1843’te Douglass, Amerikan Kölelik Karşıtı Toplumu’nun, Amerika Birleşik Devletleri’nde altı aylık bir tur olarak planlanan  “Yüz Kongre” projesinin bir parçası oldu.  Douglass, tur sırasında kölelik karşıtı harekete karşı olanlar tarafından fiziksel olarak birkaç kez saldırıya uğradı. Özellikle acımasız bir saldırıda, Pendleton, Indiana’da Douglass’ın eli kırıldı.

Amerikalı köle için 4 Temmuz’unuz nedir? 

Frederick Douglass bir konuşmasında 4 Temmuz Amerikan Bağımsızlık Günü nü şöyle tanımlar; “Amerikalı köle için 4 Temmuz nedir? Cevabını ben veriyorum: Ona, yılın diğer günlerinden daha fazla ve sürekli artan iğrenç adaletsizliğiniz, maruz kaldığı zulum!

Frederick Douglass son konuşması

20 Şubat 1895’te Douglass, Washington, DC’deki Ulusal Kadın Konseyi toplantısına katıldı. Bu toplantı sırasında platforma geldi ve ayakta alkışlandı. Eve döndükten kısa bir süre sonra Douglass, geçirdiği bir kalp krizinden öldü.

Cenazesi Büyükşehir Afrika Metodist Piskoposluk Kilisesi’nde yapıldı. Binlerce insan saygılarını göstermek için cenazesine katıldı. Mezarı daha sonra hayatının 25 yılını geçirdiği Rochester, New York’a geri taşındı.

Tercüme: Hayati Esen

Yandex.Metrica

Siz de görüşlerinizi yazın bize desteğinizi hissedelim...

%d blogcu bunu beğendi:
Optimized with PageSpeed Ninja