Milli şavaş uçağı için hedef 2030 öncesi

11 mins read

F-35  savaş uçağının ABD ile yaşanan sıkıntıların ardından gerçekleşme imkanı azalınca milli kaynaklarla yapılması düşünülen 5’inci nesil savaş uçağının hayata geçirilmesine yönelik olarak; bu konuda yoğunlaşıldığını ifade eden Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, “2030’da tam kapasiteye girmeyi konuşuyoruz” dedi.

Milli şavaş uçağı için hedef 2030 öncesi 1

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tüm dünya ülkelerini ve tüm sektörleri çeşitli şekillerde etkiledi ve etkilemeye de devam ediyor. Bu kapsamda salgın sonrasında Türkiye savunma sanayisinin durumunu ve güncel çalışmaları Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, SETA tarafından düzenlenen çevrimiçi panelde değerlendirdi.

Demir, panel boyunca savunma sanayisi, 5’inci nesil savaş uçakları, TCG Anadolu’nun son durumu ve faaliyet alanı gibi birçok konuda gelen soruları yanıtladı.

Demir, konuşmasının başında, şu an dünyanın alışık olmadığı bir süreçten geçtiğini ve kendilerinin de bu sürece odaklandıklarını belirtti: “Bu süreç bazı sorgulamaları beraberinde getirdi. Güvenlik ve savunmanın sadece cephelerde olmayacağı, toplumların çeşitli şekillerde zarar görebileceği de göründü. Bu konuda bir farkındalık oluştu. Bu yeni düşünce tarzı ile umarım ki aynı gemide olan, aynı gezegenin insanları daha barışçıl bir zamana girer.”

‘UÇAKLAR 2030’DAN ÖNCE GELEBİLİR’

Katılımcıların, Türkiye’nin 5’inci nesil savaş uçağı ihtiyacı, ara süreçte Türkiye’nin ihtiyaçlarının nasıl karşılayacağı, F-35 sürecinin ne yönde ilerlediği yönündeki sorusuna Demir, şu ifadelerle cevap verdi:

“Şu an çalışmalarımız Milli Muharip Uçak (MMU) üzerinde yoğunlaşmış durumda. Bu uçağın devreye girmesinde operasyonel ihtiyaçlar ve performans parametrelerinin tek seferde sağlanması yerine belirli parametrelerin sağlandığı, üst üste konularak ilerlendiği bir yaklaşım belirleyeceğiz. Bu anlamda ilk prototiplerimizin belki 5’inci neslin bir altında performans göstermesini ve ara boşluğu gidermesini düşünüyoruz.

“Bu arada F-16’ların da modernizasyonları devam edecek. İHA’larda alınan mesafe ve bilgi, kendi uçağımızda da bize destek sağlayacak. Safha safha ve taş taş üzerine koyarak ilerliyoruz. Toplu şekilde ileri seviyede havacılık için birçok sektörün mühendislik alanında iş yapması ve belirli çalışmalar yapmaları gerektiğini görüyoruz.

Bu alanlarda da hem ARGE hem diğer çalışmalar devam ediyor. Bu yolculukta iddialıyız ve güçlüklerin de farkındayız. Hayallerimiz büyük ama hayalperest değiliz. Genç arkadaşlarımızı da kısa sürede işe alıp onları da geliştirmeye çalışıyoruz.

Bazen ümitsiz yorumlar bizi üzüyor. Ama çok çalışarak yüreğimizi ve beynimizi oraya koyarak bunu başaracağımıza eminiz. 2030’da tam kapasiteye girmeyi konuşuyoruz ama onun öncesinde belirli kabiliyetlerde uçakların devreye girmesini planlıyoruz. Havacılık bizim öncelikli konularımızdan. İHA’lar konusunda da çeşitli boyut ve sistemler de gündemimizde. İHA’ların da bu alanda bizim büyük bir boşluğu doldurduğunu da biliyoruz.”

‘ALTAY’DA ÜST ÜSTE KOYARAK İLERLİYORUZ’

Savunma Sanayi Başkanı Demir’e gelen bir diğer soru da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda yapılması planlanan ve çalışmaları devam eden Altay tankı ile ilgili oldu. Üretim konusunda bir anlaşma yapılıp yapılmadığı ve bir teslim tarihinin bulunup bulunmadığına yönelik soruyu Demir, şöyle yanıtladı:

“Bu konuya iki fazda cevap verebilirim. İlk olarak motor meselesi, iki değişik güç grubunda güç sistemi çalışması var. Sadece motor çalışması demek doğru olmayacaktır çünkü burada bir güç sistemi çalışması var. Motor ve transmisyondan oluşuyor. Devam eden çalışmalar da üst üste koyarak ilerliyor.

Burada sadece motor değil bir dizi aksamların çalışması da yapılıyor. Firmalar belirli bir yetkinlik oluşturdular. Diğer taraftan üretimin daha erken başlaması için işbirliklerini belirli noktalara taşıdılar. İmzalar atılıp bir kesinlik kazanmadan bir şey söylemek istemiyorum ama iyi bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim.

Elimizde önceden alınmış motorlar var başlangıçta bunları kullanacağız. Elimizdeki tanklara da modernizasyonlar yaptık. Bu da mevcut tanklarımızın kabiliyetlerinin iyi seviyeye çıkması sağlandı.”

’20-30 SENE SONRA İÇİN ŞİMDİ ÇALIŞMALIYIZ’

Savunma Sanayi Başkanlığı’nın gelecek stratejileri ve bu stratejiler doğrultusunda ne gibi çalışmaları yapıldığını Demir, şu ifadelerle açıkladı: “Bu konunun SSB bünyesinde düşünülmesi yanında Türkiye’deki çeşitli kuruluşlar ve TSK ile konuşuyoruz. Biz bir taraftan belirli teknolojilerin arkasından koşuyoruz ve teknolojimiz çok iyi değil. Gelecekteki ortamı da düşünmek zorunda kalıyoruz.

Şu anki durumları göz önüne alarak belirli senaryolar düşünülerek hassasiyet parametreleri düşünüyoruz. Yapay zeka ve veri analitiği kullanılarak geleceğe yönelik analizler yapılmalı. Muhtemel geleceğin simüle edilmesi çok önemli.

“Geleceğini hissettiğimiz teknolojiler var. Buna yönelik çalışmak ve 20-30 sene sonrasının çalışmaların şimdiden yapmak gerekiyor. Burada çoklu işbirliği gerekiyor. Özellikle savunma kavramının nereye gittiğini görmek gerek. Geleceğin politikasının akademik çalışmaların yapılması ve bu anlamda yayınların teşvik edilmesi gerekiyor.”

‘ŞİRKETLER AYNI ALANA YOĞUNLAŞMAMALI’

Türkiye’yi küresel piyasa öne çıkaracak optimum stratejinin ne olabileceğine dair gelen soruya Demir, şu ifadelerle yanıt verdi:

“Önceliklendirme konusu burada düşünülmeli. Sadece Türkiye değil tüm diğer ülkelerin tüm alanlarda iyi olması çok mümkün değil. Belirli alanlarda derinleşmek gerekiyor.

Bu nedenle iyi olduğunuz konuları görmek önemli. Verilere dayalı olarak mevcut kabiliyetleri tespit etmeli, güçlü yönlerimizi öne çıkarmalıyız. En etkin olduğumuz alanlarda gitmek önemli. Bugün Türkiye İHA’da öndeyse bunun nasıl gelişeceğinin altını doldurmak önemli. İHA’da ve SİHA’da iyi olacağız derken diğer alanlarda da ilerleyeceğiz. Güçlü yanlarımızı geliştireceğiz.

“Tüm şirketlerin aynı alana yoğunmasını ve kaynak israfını önlemeyi de görev olarak görüyoruz. Bir noktada şirketlere emri vaki yapmak gündeme gelebilir ama özellikle birkaç şirketin aynı alana hücum etmesi kaynak israfı gibi görünüyor. Burada ince bir denge kurulmalı.”

‘TCG ANADOLU İÇİN F-35 ZORUNLU DEĞİL’

Türkiye’nin gündeminden düşmeyen amfibi tarruz gemisi TCG Anadolu’nun görev grubunun ne gibi bir mahiyette olacağını ve ne gibi yeteneklere sahip olacağını Demir, şöyle açıkladı:

“TCG Anadolu platformu çok kabiliyetli olacak. Hava kabiliyeti olacak, bu F-35 olmak zorunda değil. Masa başında çalışılan projelerimiz var. Üzerine koyulacak sistemlerde kabiliyetinin artacağının farkındayız. Bunlarının artırılması için çalışmaların olduğunu belirtmek istiyorum.”

FİKRİKADİM

The ancient idea tries to provide the most accurate information to its readers in all the content it publishes.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Comment moderation is enabled. Your comment may take some time to appear.